KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/1068 E., 2011/11642 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
300 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Sakarya 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17.09.2009 tarih ve 2007/310 - 2009/332 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ....tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin evli olduğunu, davalı bankada bulunan müşterek ve müstakil hesaplarından 01.05.2007 tarihinde birden fazla işlemle 8.992,13 TL'nın internet vasıtasıyla başka hesaba aktarıldığını, davalı bankanın internet vasıtasıyla yapılan işlemlerde müşterilerin haklarını koruyucu tedbir almaması nedeniyle zarara uğradığını ileri sürerek, 8.992,13 TL'nın ödeme tarihi olan 23.05.2007 tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasındaki sözleşmede güvenlik hususunda davacının uyarıldığını, söz konusu havale işleminden dolayı sorumlu olmadıklarını, davacının kusurlu hareketi bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacılara ait banka hesaplarından birden fazla işlemle başka hesaba para gönderildiği, davalı bankanın gerekli güvenlik tedbirlerini almaması nedeniyle kusurlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 8.950 TL'nın 23.05.2007 tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, reddedilen kısım üzerinden kendisini dava da vekille temsil eden davalı yararına vekalet ücreti takdir edilmemesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/1068, K. 2011/11642, 3 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama