KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/10722 E., 2012/3346 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mart 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
376 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21/04/2010 tarih ve 2009/95-2010/113 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin davacının kara yoluyla uluslararası eşya taşımacılığı konvansiyonu ile ilgili (CMR) sigortalısı olduğunu, davalı tarafın gerek CMR konvansiyon hükümleri, gerekse TTK hükümleri gereğince ödemesi gereken toplam 11.432 Euro tutarındaki faturalardan kaynaklanan prim borcunu ödemediğini, borçlu aleyhine Bodrum 1. İcra Müdürlüğünün 2008/4808 esas numaralı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, borçlunun borca itiraz ettiğini, borçlunun takipten sonra borcun 6.182 Eurosunu 30/10/2008 tarihinde ödediğini, 5.250 Euro borcunun kaldığını ileri sürerek, davalının icra takibine yaptığı itirazının iptali ile takibin devamına alacağın %40'ından az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı şirketin yükümlülüklerini yerine getirmediğini, ödemeler devam ederken davacı şirketin anlaşmaya aykırı olarak yurtdışı yüklemelerdeki sorulan referanslara teminatlarının bulunmadığını bildirdiğini, gönderilen fesih yazısında prim borçlarından dolayı Temmuz 2007 tarihinden beri teminatın bulunmadığının bildirildiğini, müşterilerinin kendileri tarafından sigortalarının yaptırıldığını, kendi navlunlarından sigorta primlerinin ödendiğini, 29/03/2007 anlaşma tarihinden 30/09/2008 tarihine kadar devam eden 18 aylık dönemde davalı şirketin 200 sefer yaptığını, davacı sigorta şirketinin davalı firmaya bir defa bile CMR sigorta teyidi vermediğini savunarak, davanın reddini ve alacağın %40'ından az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı şirketin davalıyı sigorta koruması dışında bıraktığını ifade ettiği Temmuz 2007 ve sonrasına ilişkin primlerinin ödenmesi talebinde haklı olmadığı, öncesine ilişkin primlerin ise davalı tarafça ödendiği, davalının icra takibine itirazında haklı olduğu, davacının kötü niyetinin ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın reddine, davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/10722, K. 2012/3346, 7 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama