KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/1073 E., 2012/826 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Ocak 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Vekili
- Av. ... Özpineci
- Vekili
- Av. ...
Karar Metni
672 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24.12.2009 tarih ve 2009/614-2009/557 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 24.01.2012 günde hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... ve Serdar Yılmaz dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmış olup, Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin % 50 hissesine sahip Erdoğan Özpineci tarafından plastikten mamul sandalye, sehpa vb. eşyaların satışına 1988 yılında başlandığını, 1996 yılında Doğan Çelik Eşya Ltd.
Şti.'ni kurarak faaliyetine devam ettiğini, 2005 yılında ise müvekkili şirketi kurarak anılan ürünlerin satışının yanında üretimine de başladığını, Erdoğan Özpineci'nin 1988 yılından bu yana Öner A.: adına 19.04.1988 tarih ve 104058 numara ile tescilli Delta markalı plastik sandalyelerin satışı konusunda bölge bayisi olduğunu, bu amaçla Öner AŞ. ile Doğan Çelik Eşya Ltd.
Şti. arasında 19.10.2005 tarihinde sözleşme imzalandığını ve markanın 31.12.2012 tarihine kadar kullanılmasına izin verildiğini, aynı sözleşmede verilen yetkiye dayanılarak müvekkili şirketin kurulduğunu ve anılan sandalyelerin üretimine geçildiğini, müvekkilinin satışlarında ulaştığı başarıyı kendi lehine kullanmak isteyen davalının markayı devralarak müvekkile 02.11.2009 tarihli ihtarname keşide edip bu tarihten sonra markanın kullanılmasının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturacağını bildirdiğini,
oysa yukarıda da açıklandığı üzere müvekkilinin 1988 yılından itibaren marka sahibinin izni ile 2005 yılından sonra ise yazılı sözleşmeye dayanılarak 31.12.2012 tarihine kadar anılan markalı sandalyelerin üretimi ve satışı konusunda hak sahibi olduğunu ileri sürerek, müvekkilinin Delta markasını kullanmaya hakkının bulunduğunun tespitini, davalının yarattığı muarazanın önlenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin dava konusu Delta markasını Öner AŞ.'den devraldığını, davacının marka üzerinde bir lisans hakkının bulunmadığını, marka sicilinde tescilli her hangi bir lisans sözleşmesinin de olmadığını, Öner AŞ. ile Doğan Çelik Eşya Ltd. Şti. arasındaki sözleşmenin işbu davanın tarafları ile ilgisinin olmadığı gibi anılan sözleşmede alt lisan verme hakkınında bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. ./... 2010/1073 2012/826
S-2
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, davacının 19.10.2005 tarihli sözleşme ile markanın kullanım hakkını devralmış ve davalı muaraza çıkarıncaya kadar aralıksız şekilde kullanmış olduğu, böylelikle korunmaya değer şekilde tescilsiz kullanımının oluştuğu, tarafların aynı bölgede ve iş kolunda faaliyet gösterdiği, bu durumda davacının kullanımının davalı tarafından bilinmesi gerektiği ve davalının aksi yöndeki savunmasının hakkın kötüye kullanımını oluşturduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 19.10.2005 tarihli sözleşme kapsamına göre dağıtım ve pazarlamasının sadece Doğu Anadolu, Güneydoğu Anadolu ve Irak ile sınırlı olması şartı ile Delta markasını 2012 yılına kadar davacının kullanılması suretiyle muarazanın önlenmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacının davalı tarafından devralınan Delta markasını 31.12.2012 tarihine kadar kullanma hakkının bulunduğunun tespiti suretiyle, davalının yarattığı muarazanın önlenmesi istemine ilişkindir.
Davacı tarafça Delta markasının daha önce dava dışı Öner A.Ş.’ne ait olduğu ve anılan markayı kullanmalarının sözleşmeye dayandığı ileri sürüldüğüne göre, somut uyuşmazlıkta davacının 556 Sayılı KHK.’nin tanımladığı anlamda bir tecilsiz kullanımını bulunmayıp, mahkemece markaların tescilsiz kullanımına ilişkin Dairemiz kararlarının emsal alınması doğru değildir.
Ancak davacı dava konusu markayı 19.10.2005 ve 10.02.2006 tarihli lisans sözleşmelerine dayanarak kullanmaktadır ve 556 Sayılı KHK.’nin 21/10. maddesi gereği, bu sözleşmeler sicile tescil edilmese dahi, davacı ile aynı bölgede ve aynı alanda faaliyet gösteren ve sonradan markayı devralan davalı şirketin, anılan sözleşmelerin sicile kayıt edilmediğinden bahisle KHK.’nin 21/10. maddesine dayanması mümkün değildir.
Yine her ne kadar mahkemece açık bir tarih belirtilmeden ve infazda tereddüt yaratacak şekilde, davacının Delta markasını 2012 yılına kadar kullanması suretiyle muarazanın önlenmesine karar verilmesi doğru değilse de, 19.10.2005 ve 10.02.2006 tarihli lisans sözleşmeleri kapsamından, anılan tarihin 31.12.2012 olarak anlaşılması gerektiği de tabiidir.
Bu durum karşısında mahkemece, açıklanan gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle hüküm kurulması doğru değilse de, sonucu itibariyle doğru olan kararın onanması gerekmiştir.
21,15 H · 17,15 PH · 04,00 BK 01.02.2012-RK
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/1073, K. 2012/826, 26 Ocak 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama