KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/10776 E., 2012/2876 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Vekili
- Av. ...
- Davalılar
- 1-...
- Vekili
- Av. ...
Karar Metni
486 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
2-... 3-... VEKİLİ : Av. ...
Taraflar arasında görülen davada Çumra Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26.05.2009 tarih ve 2008/66-2009/168 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı banka vekili ve davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka ve davalılardan ... arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinin kefili olduğunu, kredi dolayısıyla ayrıca borçluya ait taşınmaz üzerine ipotek tesis edildiğini, müvekkili tarafından bankaya geri ödeme olarak 22.000 TL ödeme yapıldığını, kalan borcun ödenmemesi üzerine müvekkili ve davalı aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatıldığını, diğer davalı ...'ın kredi borçlusu adına kalan tüm borcu ödemesi dolayısıyla, icra dosyasındaki alacağın ve ipotek hakkının tamamı bu davalıya devredilmiş ise de,
müvekkilinin ödemiş olduğu 22.000,00 TL nedeniyle ödeme yaptığı oranda bankanın yasal halefi haline geldiğini ve ipotek üzerinde hak sahipliğinin bulunduğunu belirterek 22.000,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tahsilini teminen taşınmaz üzerine 1. dereceden ipotek tesisine ve ipoteği paraya çevirme yetkisinin verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, bankanın kefile teminat devri yapamayacağını, davacının temlike muvafakat ettiğini, kefil ile devralanın aynı teminat üzerinde birlikte hak sahipliği olup, teminatın paraya çevrilmesi halinde bedelin garameten paylaştırılacağını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, alacağın varlığı halinde yasal olarak ipotek hakkının da halefi olunacağından davacının dava açmakta hukuki menfaatinin bulunmadığını, esasen davacının kefil sıfatıyla ödeme yapmadığını, davacının ipotek hakkının devrine muvafakat etmek suretiyle alacağa ve ipotek hakkına halef olmaktan zımnen feragat ettiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen davaya cevap vermemiştir.
.../...
2010/10776
2012/2876
S.2
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 75.000,00 TL bedelli kredi sözleşmesinin kefili olduğu, 31.07.2007 tarihinde kefillik sıfatına istinaden 22.000,00 TL ödeme yaptığı ve bu oranda alacaklı bankanın haklarına halef olduğu, kalan borç için başlatılan icra takibi dolayısıyla 05.11.2007 tarihinde davalı ... tarafından 57.837,70 TL ödemede bulunulduğu, alacağın banka tarafından davalı ...'a temlik edildiği, davacının aynı gün temlike muvafakat ettiği ancak bu muvafakatin teminatların temlikini de kapsadığının düşünülemeyeceği, bu yönde bir delil bulunmadığı, ipoteğin tamamen davalıya devredilmesinin davacının halefiyet haklarının zayi olmasının yolunu açtığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı banka vekili ve davalı ... vekili ayrı ayrı temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı banka vekilinin ve davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Davalı ... · 1.306,80H · 297,00P · 1.009,80BH · 12/03/2012 - Y.K
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/10776, K. 2012/2876, 28 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama