KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/10966 E., 2012/2374 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
317 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 46. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15/10/2009 tarih ve 2008/449-2009/370 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankadan 17.05.2000 tarihli bireysel kredi borçlanma ve rehin sözleşmesi kapsamında taşıt kredisi kullandığını, kredinin ödenmemesi dolayısıyla icra takibi başlatıldığını, borcun ödenerek 03.09.2004 tarihli ibraname alınmış ise de, yenilenen icra dosyası kapsamında cebri icra tehdidi altında 27.12.2007 tarihinde yeniden ödeme yapıldığını belirterek ikinci defa ödenen 19.727,00 TL'nin faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, her ne kadar müvekkili banka şubecilik işlemlerinin T.C. Ziraat Bankası'na devrine karar verilmiş ise de, yasal takibe düşen kredi borçlarının müvekkili banka bünyesinde bırakıldığını ve dava konusu borcun devredilmediğini, dava dışı banka şubesinin kayıtlarında riski bulunmayan bir firmaya ait tahsilat yaparak davacıyı ibra etmesinin hukuken geçerli olmadığını, borcun bir kere 27.12.2007 tarihinde ödendiğini, ödemeyi yapanın davacı olmayıp borcun kefili olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, ibranamede kredi sözleşmesinin tarihinin ve borç miktarının belirtilmediği, bu ödemeye ilişkin herhangi bir makbuz ibraz edilemediği, 2007 yılında ödeme üzerine düzenlenen dekontta davalı banka hesap numarası bulunduğu gibi, bu ödemenin davacı tarafından yapılmadığı, dava konusu kredi borcunun bir kez 27.12.2007 tarihinde ödendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/10966, K. 2012/2374, 21 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama