KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/11048 E., 2012/3693 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mart 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
470 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir 7. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15/09/2009 tarih ve 2007/24-2009/927 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı tarafa vermiş olduğu taşımacılık hizmeti nedeni ile düzenlenen 6 adet faturadan 4.520,28 TL bedelli olanının tahsili amacıyla İzmir 10. İcra Müdürlüğü'nün 2006/12171 sayılı dosyası ile yaptıkları takibe davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 01.07.2006 tarihli faturayı kabul etmediklerini, davacıya yaptırılan işin bedelinin 13.061 TL olduğunu, müvekkilinin 11.650 TL ödeme yaptığını, bunun dışında borca karşılık verdikleri 3.500 TL bedelli çekin 21.06.2006'da davacı tarafından tahsil edildiğini, davacıya borcu kalmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının usulüne uygun olmayan defter kayıtlarında varolan ancak davalıya aidiyeti ispatlanamayan 3.500 TL bedelli çekin, davacı tarafa borca mahsuben verildiğinin ispatlanamadığı ve davalının ihtilaflı 2.867,40 TL'lik fatura karşılığı taşıma yapılmadığına dair yemin etmesi karşısında davalının bu fatura nedeni ile borcu bulunmadığının sabit sayıldığı, bu durumda davacının 1.412,60 TL alacağının kaldığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Borçlu yararına kötüniyet tazminatının hükmedilebilmesi için; alacaklının açtığı itirazın iptali davasının kısmen ya da tamamen reddedilmiş olması,borçlu tarafından cevap dilekçesinde lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesinin talep edilmiş olması yanında alacaklının takibinde haksız ve kötüniyetli olması gerekir.
Alacaklı, haksız olduğunu bildiği ya da bilmesi gerektiği halde,takibe girişmişse kötüniyetli sayılır ve bu durumun kanıtlanması halinde kötüniyet tazminatına mahkum edilir. Somut olayda davacının açmış olduğu itirazın iptalidavası kısmen reddedilmiş ise de, alacaklının haksız olduğunu bildiği halde takibe girişmiş olduğunu, böylece kötü niyetli olduğunu kabul etme olanağı yoktur.
Mahkemece borçlu davalının kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, anılan hususlar nazara alınmadan kötüniyet tazminatına hükmedilmesi doğru değil ise de , bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK'nun 438/7 maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/11048, K. 2012/3693, 12 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama