KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/11087 E., 2010/11885 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
335 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06.05.2008 gün ve 2006/798-2008/272 sayılı kararı onayan Daire’nin 22.04.2010 gün ve 2008/12612-2010/4389 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müdahil ile 10 adet kapı yapım işi konusunda aktedilen sözleşme uyarınca davalı bankaca düzenlenmiş 40.500 YTL tutarındaki teminat mektubunun müvekkiline verildiğini, firmanın yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle davalı bankadan 01.11.2006 tarihinde teminat mektubunun tazminini istediklerini,bankanın 03.11.2006 tarihli tedbir kararını gerekçe göstererek ödemede bulunmadığını ileri sürerek,40.500 YTL’nin yasal faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının teminat mektubu tazmin talebini tedbir kararı olması nedeniyle yerine getirmediklerini,aksi halde hukuki sorumluluklarının doğacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Müdahil vekili, Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2007/70 esas sayılı dosyası ile teminat mektubunun iptali ve iadesi davası açtıklarını,her iki dosya arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğunu, birleştirme kararı verilmesini, davanın dayanaktan yoksun olduğunu savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma,bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, banka teminat mektuplarının hukuki nitelik itibariyle garanti sözleşmesi niteliğinde olduğu,bankanın asli borç altına girdiği,davalı bankaya başvurunun yapıldığı tarihten iki gün sonra verilen tedbir kararını gerekçe göstererek ödemeden kaçındığı,sonradan gelen tedbir kararının tazmin sorumluluğunu kaldırmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne,40.500 YTL’nin 01.11.2006 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline dair verilen karar,davalı vekilinin ve müdahil vekilinin temyizi üzerine gerekçe eklenerek onamıştır.
Bu kez, davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/11087, K. 2010/11885, 23 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama