KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/11215 E., 2012/3498 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mart 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
578 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16/12/2009 tarih ve 2009/405-2009/445 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı ve fer'i müdahil TMSF vekilleri tarafından ayrı ayrı istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olup dava konusu meblağ 14.200 TL’nın altında bulunduğundan HUMK’nun 3156 sayılı Kanun ile değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verilerek dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Yurtbank Eskişehir Şubesi'nde bulunan mevduatının banka personelinin tavsiye ve yönlendirmeleri sonucu off-shore hesabına aktarıldığını, gerçekte paranın off-shore hesabına gitmeyip bankada kaldığını, off-shore hesap açılması hususundaki işlemin geçersiz olduğunu, dava dışı Off Shore Ltd. Şti. aleyhine Eskişehir 7.İcra Müdürlüğünde icra takibi başlattıklarını ancak borçlunun hiçbir malı olmadığından hakkında aciz vesikası verildiğini ileri sürerek, 6.292,00TL alacağın ve 5.000,00-TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin pasif husumet ehliyetinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, hesabın açıldığı Yurt Security Off Shore Bank Ltd. Şti. hakkındaki yasal yollar tüketilmeden erken açılmış olan davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı ve feri müdahil TMSF vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1-Dava, davalı Oyakbank A.Ş.’nin külli halefi olduğu Yurtbank A.Ş. Eskişehir Şubesi’nde bulunan davacı mevduatının, davacının iradesi fesada uğratılarak Yurt Security Offshore Bank Ltd. hesabına gönderildiği iddiasına dayalı olarak açılmış alacak istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalı Yurtbank AŞ. hakkındaki davanın zamansız açıldığından reddine karar verilmiş ise de İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilen 29.11.2005 tarihli karar ile davalı bankanın külli halefi Yurtbank A.Ş.’nin yöneticisi olan davalı ...hakkında, “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle dolandırıcılık” suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ve işbu ceza hükmü Yargıtay 7. Ceza Dairesi’nin 19.10.2006 gün ve 1600-16357 sayılı kararıyla onanarak kesinleşmiştir.
Ceza mahkemesince verilen ve kesinleşen kararın gerekçesinde, davalı ...ve Yurtbank A.Ş.’nin diğer bir kısım yöneticilerinin, Yurtbank A.Ş. aracılığıyla offshore hesabı açtıran 4204 kişiyi, bankayı vasıta kılmak suretiyle dolandırdıkları ve bu suretle topladıkları paraların Balkaner Holding bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktarıldığı, offshore bankasının paravan bir şirket olarak davalı ...tarafından yakınlarına kurdurulduğu açıklanmıştır.
Bir başka söyleyişle, Yurtbank A.Ş.’nin söz konusu yöneticileri tarafından davacı ve onun durumundaki diğer off-shore hesabı açtıranların iradelerinin fesada uğratıldığı ve bu suretle off-shore hesaplarına para yatıran kişilerin haksız ve hukuka aykırı bir fiile maruz bırakıldıkları açıkça ortaya konmuştur.
Bu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki aciz vesikaları da gözetildiğinde, davacının alacağını dava dışı Yurt Security Off-shore Ltd.’nden tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında mahkemece, ceza mahkemesinin mahkumiyet kararının hukuki sonuçlarının BK'nun 53. maddesi çerçevesinde dikkate alınması,
davacının off-shore hesaba yatırılan ve oradan tahsil etme olanağı bulunmayan parasının, anılan hesaba havale edilmesi aşamasında davalı banka görevlilerinin hileli davranışlarının, telkin ve yönlendirmelerinin ve davacıda hesabın banka güvencesi altında olduğu konusunda güven oluşturucu eylemlerinin bulunup bulunmadığının özellikle değerlendirilmesi, Yurtbank A.Ş’nin külli halefi olan davalı Oyakbank A.Ş.’nin hukuki durumunun BK'nun 41. ve TTK'nun 321/son maddeleri uyarınca incelenip, davacının ileri sürdüğü zarardan sorumlu tutulması gerekip gerekmediği değerlendirilerek,
varılacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek üzere yerel mahkeme hükmünün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre, feri müdahil TMSF’nin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/11215, K. 2012/3498, 8 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama