KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/11270 E., 2010/10090 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
434 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Aydın 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09.04.2008 tarih ve 2006/108-2008/359 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili kooperatif ortağı olduğu sırada davalı tarafından aidat karşılığı olarak keşide edilen 23.02.2001 vade tarihli 410,00 YTL bedelli, 25.03.2001 vade tarihli 410,00 YTL bedelli iki adet senet alacağının (faiziyle birlikte toplam 1.932,00 YTL) tahsili için 19.07.2006 tarihinde başlatılan ilamsız takibe haksız itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptalini ve icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın esası hakkında herhangi bir beyanda bulunmamıştır.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, kooperatif aidat borcuna karşılık olarak düzenlenen takip konusu bonoların zamanaşımına uğradığı ve davacı yönünden yazılı delil başlangıcı teşkil ettiğinden diğer delillerle birlikte yapılan değerlendirmede, davanın açıldığı tarihte mevcut hukuksal duruma göre davalının 08/06/2002 tarihli yönetim kurulu kararıyla ortaklıktan çıkarıldığı, 1163 Sayılı Kooperatifler Kanununun 17/2 maddesi gereğince 3 yılda geri ödenecek kooperatif aidatları nedeniyle davacıdan 3.040 YTL alacaklı olduğu,
bu alacaktan senet bedellerinin mahsubuyla kalanın iadesinin gerektiği, ancak hesaplaşma yapılmadan takip başlatılmasının zamansız olduğu, davanın açıldığı tarihte var olan ve davacı vekilinin yargılama sırasında bildirdiği davalının Kuşadası 1.İcra Müdürlüğünün 2004/3417 sayılı dosyası üzerinden yürüttüğü takipte müvekkilinden 06.06.2006 tarihi itibarıyla 5.216,75 YTL’nin tahsil ettiği ve bu duruma göre davacının iki adet senet borcundan kaynaklanan faiziyle birlikte toplam 1.789,53 YTL alacağı olduğu anlaşılmış ise de,
bu hususun delillerin hasredilmesine yönelik kesin süreden sonra davacı tarafça ileri sürülmesinin usule ve “her dava açıldığı tarihteki şartlara göre değerlendirilir” kuralına aykırı olduğundan hükme esas alınmadığı, davacı kooperatifin TTK’da kıyasen tacir sayılması karşısında özenli davranma yükümlülüğünü bulunduğundan anılan ödemenin zamanında ileri sürülmemesinin sonuçlarına katlanmak zorunda olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacının davalı kooperatif ortağı iken aidat borcu karşılığında verdiği senetlerin tahsiline ilişkin takibin iptali istemine ilişkindir.
Bilirkişi raporlarından, davalının ayrılma payı hesaplanırken davaya konu alacağa ilişkin aidat borcunun ödendiğinin varsayıldığının anlaşıldığı, ancak davacının henüz ödemediği senetlere bağlı aidat borcu da dahil olan ayrılma payını, kooperatif hakkında başlattığı Kuşadası 1. İcra Müdürlüğünün 2004/3417 sayılı dosyasında tahsil etmek suretiyle, kooperatif aleyhine sebepsiz zenginleştiği, bu sebeple sebepsiz zenginleşme kadar tutarın kooperatife iadesi gerekirken davanın yazılı gerekçeyle reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı lehine bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/11270, K. 2010/10090, 11 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama