KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/11305 E., 2010/12009 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
460 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kırıkkale 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14.10.2008 gün ve 2008/73 - 2008/251 sayılı kararı onayan Daire’nin 07.06.2010 gün ve 2009/747 - 2010/6569 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili kuruma bağlı MKE Bölge Müdürlüğü'nce 2004 yılı temizlik Hizmeti ihalesine çıkıldığını, ihaleyi ... Temizlik İnş.Taah.Ltd.Şti.'nin kazandığını ve sözleşme imzalandığını, yüklenici ...
Temizlik İnş.Taah.Ltd.Şti. işçilerinin müvekkili kurum aleyhine tazminat ve işçilik alacakları için Kırıkkale İş Mahkemesi'nde dava açtıklarını, kararın kesinleştiğini ve bu davadan dolayı işçilere 2007 yılı içerisinde ödeme yapıldığını, müvekkili kurum ile yüklenici firma arasında imzalanan şartname ve sözleşme gereğince işçilik haklarından yüklenici firmanın sorumlu olduğunu, yüklenici firmanın üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmemesi nedeniyle müvekkili kurum tarafından işçilere yapılan ödeme durumunda sözleşmenin 12.4.2 ve 38.2 maddesi gereğince teminat mektubunun nakde çevrilerek tazmini yoluna gidileceği hükmünün yer aldığını,
yüklenici firmanın yükümlülüğünü yerine getirmediğini, bunun üzerine davalı bankaya yüklenicinin kuruma verdiği zarara karşılık teminat mektubunun tazmini için 16.08.2007 tarihinde müracaat ettiklerini, bankaca hiçbir cevap verilmeyerek tazmin taleplerinin yerine getirilmediğini, müvekkili kurumun zararına neden olduğunu, teminat mektubunun iadesini kabul edip bloke hesabını tasfiye eden davalı bankanın bu durumdan müvekkilini haberdar etmediği ve ibrasını almadığından kusurlu bulunduğunu ileri sürerek,
11.500 TL değerindeki teminat mektubunun nakte çevrilerek başvuru tarihi olan 16.08.2007 tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, teminat mektubunun 30.06.2007 tarihine kadar geçerli olduğunu, bu tarihe kadar ellerine geçecek şekilde taraflarına yazılı tazmin talebinde bulunulmadığı takdirde hükümsüz kalacağını, vadeli ve şarta bağlanmış teminat mektubu olduğunu, riskin gerçekleştiğinin muhatap tarafından süresi içerisinde usulüne uygun bir şekilde müvekkili bankaya bildirildiği takdirde sözkonusu olacağını, davacı kurumun teminatın geçerlilik süresi olan 30.06.2007 tarihinden sonra 16.08.2007 tarihinde tazmin talebinde bulunduklarını, bu nedenle bankalarının sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının teminat mektubunun nakte çevrilmesi amacıyla 29.06.2007 tarihinde yaptığı başvurunun geçerli olduğu, bu tarihte renkli fotokopiyle yapılan tazmin talebinin yerine getirilmemesinin davalı bankanın tazmin sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı gerekçe gösterilerek davanın kabulüne dair verilen karar, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 07.06.2010 tarihli kararı ile onanmıştır.
Davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/11305, K. 2010/12009, 25 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama