KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/11412 E., 2010/11881 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
384 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Adana 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03.06.2008 gün ve 2007/382 - 2008/190 sayılı kararı onayan Daire’nin 10.06.2010 gün ve 2008/12225 - 2010/6725 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Toprak Ticaret ve Sanayi A.Ş.’nin % 10 oranında ortağı olduğunu, davalılardan ...’ın anılan şirketin yönetim kurulu başkanı bulunduğunu, şirketin tek taşınmazının diğer davalıya 06.10.2000 tarihinde gerçek değerinin çok altında bir bedelle satıldığını, yapılan satış işleminin usulsüz ve muvazaalı olup ortaklardan mal kaçırmak amacına yönelik bulunduğunu ileri sürerek, tapunun iptali ile taşınmazın Toprak Ticaret ve Sanayi A.Ş. Adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, davacının şirkete ait taşınmazın satışına ilişkin olarak alınan genel kurul kararının iptalini sağlamadan bu davayı açmasının mümkün olmadığını, muvazaa iddiasının yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin iyiniyetli üçüncü kişi olduğunu, davacının iddiası ile müvekkilinin bir ilgisinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davaya konu taşınmazın devir işleminin yapıldığı tarihte davalılardan ...’in şirketin yetkili temsilcisi olduğu, bu yetkiye istinaden günün koşullarına uygun bedelle taşınmazın satıldığı, davalılar arasında muvazaalı işlem yapıldığının kabulünü gerektirir mal kaçırma amacına yönelik herhangi bir delile rastlanmadığı, davalının devirde iyiniyetli bulunduğu, muvazaa nedeniyle tapunun iptali ve tescili davasının şartlarının oluşmadığı,
sözkonusu taşınmazın satış bedelinin düşük olduğu veya tüm bedelin şirket kayıtlarına intikal ettirilmediği yönündeki iddialar hakkında ise şirket yöneticileri aleyhine açılmış bir dava bulunduğu, bu iddiaların anılan davada değerlendirileceği sonucuna varılarak, davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilip, vekalet ücreti bakımından davacı yararına düzeltilerek onanmıştır.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/11412, K. 2010/11881, 23 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama