KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/11701 E., 2010/12432 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
422 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Beypazarı Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24.01.2008 gün ve 2007/139 - 2008/14 sayılı kararı onayan Daire’nin 01.06.2010 gün ve 2008/11503 - 2010/6207 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalı üreticinin 24.05.2002 tarihli sözleşmeyle beş yıl süre ile ürettiği maden sularının sözleşmede belirtilen bölgelerdeki satış, pazarlama ve ihracı konusunda müvekkiline genel distribütörlük yetkisi verdiğini, ancak sözleşmenin 6.6. maddesinde yazılı olmasına karşın müvekkilinden izin almadan Hollanda'ya ihracat yaparak sözleşmeyi ihlal ettiğini, bu ihlal nedeniyle sözleşmede belirtilen 250.000 USD cezai şartı ödemekle yükümlü olduğunu ileri sürerek, şimdilik (20.000) USD’nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sözleşmenin hiçbir zaman hayata geçmediğini, davacının sözleşmeyi feshettikten sonra böyle bir dava açamayacağını, ihracat iddiasının doğru olmadığını savunmuştur.
Davanın ilk açıldığı mahkemece verilen yetkisizlik kararının temyiz olunmaksızın kesinleşmesini müteakip dosyanın gönderildiği Beypazarı Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21.04.2005 tarihli kararla “dosyaya mübrez sözleşmenin sadece son sayfasının imzalanmış olması, davanın dayandırıldığı hükümlerin bulunduğu sayfaların ise imza ve/veya paraf içermemesi ve davalının sözleşmeyi kabul etmemesi” gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş; bu kararın davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 15.02.2007 tarihli kararında belirtilen nedenlerle yerel mahkeme kararının davacı lehine bozulmasına karar verilmiş;
mahkemece bozma ilamına uyularak yapılıp bitirilen yargılama sonucunda davanın kabulüne, (20.000) USD'nin dava tarihinden itibaren kamu bankalarının bir yıllık döviz mevduatına uyguladığı en yüksek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş olup işbu kararın bu kez davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 01.06.2010 tarihli kararıyla yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
Davalı vekili, bu kez, karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve özellikle davalının, davacıyı sözleşme koşullarına uyması konusunda yine sözleşmeden kaynaklanacak şekilde zorlayıcı bir tavır takınmayarak fesih cihetine gitmeksizin yürürlükte olan sözleşme hükümlerine aykırı fiilde bulunduğunun dosya kapsamı ile anlaşılmasına ve salt işbu davada istenen cezai şart tutarının davalının ekonomik yıkımına yol açacak nicelikte olduğunun kabulünün mümkün bulunmamasına göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/11701, K. 2010/12432, 3 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama