KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/11736 E., 2012/3077 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mart 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
441 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Selçuk Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/03/2010 tarih ve 2009/192-2010/67 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı...Çiçekçilik Ltd.Şti.’nin %25 hisseyle ortağı olduğunu, davalılardan ...’nin uzun yıllar bu şirketin müdürlüğü yaptığını, halen müdürlük görevini diğer davalı ...’nin yürüttüğünü, şirket aile şirketi olup davalıların uzun yıllar boyunca ortaklar kurulu toplantısı ve kar dağıtımı yapmadıklarını, diğer ortakların hayat standartlarında değişiklik olmazken davalı ...’in yaşam şeklinin değiştiğini, davalının mamelekinde artışlar meydana geldiğini, diğer davalının bu duruma göz yumduğunu,
şirketin gelirleri ile davaya konu Selçuk İlçesi Atatürk Mahallesi 3386 ada 16 parselde kayıtlı 2 ve 6 nolu bağımsız bölümleri haksız olarak iktisap ettiğini, davalı bankanın ise şirket adına verdiği krediyle muvazaalı bir şekilde taşınmaz üzerine ipotek koyduğunu ileri sürerek, anılan taşınmazların tapu kaydının iptali ile şirket adına tapuya tesciline ve tapu kaydının iptali halinde davalı banka adına konan ipotek şerhinin kaldırılmasına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini istemişlerdir. Mahkemece, dava dilekçesinin görev yönünden reddine ilişkin olarak verilen kararın Dairemizce bozulması sonrasında, bozma kararına uyan yerel mahkemece yeniden yapılan yargılamada, davacı tarafa verilen kesin süreye rağmen 492 SY’nın 30. maddesi uyarınca peşin harçtaki eksiklik tamamlanmadığından davaya devam edilemeyeceği gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
492 Sayılı Harçlar Kanunu’nun 30. maddesi ''yargılama sırasında tespit olunan değerin, dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğu anlaşılırsa, yalnız o celse için muhakemeye devam olunur, takip eden celseye kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunmaz.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 409 uncu maddesinde gösterilen süre içinde dosyanın muameleye konulması, noksan olan harcın ödenmesine bağlıdır'' hükmünü içermekte olup, mahkemece anılan Yasanın açık hükmüne rağmen kesin mehil sonucunda harç yatırılmayan celsede HUMK'nun 409. maddesi uyarınca dosyanın işlemden kaldırılarak diğer muamelelere devam edilmemesine karar verilmesi gerekirken, dosyanın eksik harç yatırılarak muameleye konabileceği süre beklenmeksizin davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi yerinde görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Ayrıca, davacı taraf dava değerinin belirlenmesine ilişkin bilirkişi raporuna itiraz etmiş ve gerçek dava değeri belirlendikten sonra eksik harcı tamamlayacaklarını ifade etmiş olup, bu itiraz olumlu yada olumsuz bir şekilde karşılanmaksızın kesin mehil verilerek neticesinde yazılı şekilde hüküm tesisi de yerinde görülmediğinden kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/11736, K. 2012/3077, 2 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama