KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/11740 E., 2010/13149 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
501 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.09.2008 gün ve 2006/259 - 2008/195 sayılı kararı bozan Daire’nin 17.05.2010 gün ve 2008/13865 - 2010/5486 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin PVC kelepçe üretimi yaptığını, davalının 1997/3258-1 sayı ile 23.05.1997 tarihinde adına tescilli tasarım tescil belgesine dayanarak müvekkili hakkında şikayette bulunduğunu, 06.08.2004 tarihinde yapılan arama işlemi sonunda ürettiği PVC kelepçe ürünleri ile bu ürünleri üretmeye yarar kelepçe kalıplarına el konulduğunu, müvekkili hakkında Ankara Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi'nin 2005/591 ve 2005/439 Esas sayılı dosyalarında açılan kamu davalarında müvekkilinin beraat ettiğini,
İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 26.05.2005 gün 2004/284-2005/132 sayılı kararı davalı adına tescilli tasarımın hükümsüzlüğüne karar verildiğini, müvekkilinin ürettiği ürünlere ve üretim araçlarına el konulması nedeniyle üretim yapamaması ve buna bağlı taahhütlerini yerine getirememesi nedeniyle maddi zarara uğradığını, ticari itibarının zedelediğini ileri sürerek,
Ankara 2. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 2004/338 D.iş sayılı kararı ile konulan zapt kararının kaldırılmasına ve kalıpların müvekkiline iadesine, müvekkilinin uğradığı zarar karşılığı asıl ve ıslah dilekçesiyle 40.000,00 YTL maddi ve 30.000,00 YTL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin yasal hakkını kullandığını, davacının zararının bulunmadığını, müvekkilinin kötü niyetli olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, PVC sektöründe bulunan davalının yeni olmayan harcı alem ürünü incelemesiz sistemden yararlanarak adına tescil ettirmesinden sonraki girişimlerinin rekabet özgürlüğünün haksız bir şekilde sınırlandırılması ve davacı gibi üçüncü kişilerin faaliyetlerinin yasaklanmasının tasarım hakkı sahipliğinin kötüye kullanılması niteliğinde olduğu, 554 sayılı KHK’nin 45. maddesi uyarınca tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmesi halinde kararın sonuçlarının geçmişe etkili olduğu, davacının zararının el koyma ve arama
tarihinde doğduğu, üretim araçlarına el konulması ve bu nedenle üretim yapamaması sebebiyle davacının 4.452,14 YTL maddi zararı olduğu, davalının eylemleri sebebiyle davacının ticari sektörde sahip olduğu itibar ve güvenin zedelendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 4.452,14 YTL maddi ve 10.000,00 YTL manevi tazminatın 06.08.2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemlerin reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar davalı yararına bozulmuştur.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve davalı adına endüstriyel tasarım tescil belgesi 23.05.1997 yılında alınmış bulunması ve işbu tasarımdan doğan sınai hakkın davacıya karşı şikayet yoluyla kullanıldığı tarihin 2004 yılı olması karşısında somut uyuşmazlıkta açıkça davalının kötüniyetinden söz etme imkanının bulunmamasına göre,davacı vekilinin HUMK'nun 440.maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/11740, K. 2010/13149, 24 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama