KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/11749 E., 2010/12701 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
449 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Adana 2.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16.09.2008 gün ve 2003/469 - 2008/374 sayılı kararı bozan Daire’nin 17.05.2010 gün ve 2008/13778 - 2010/5855 sayılı kararı aleyhinde taraf vekilleri tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin herbirisi (1.000) TL nominal değerli toplam (62.490) adet hisse ile davalı şirketin ortağı olduğunu, davalı şirketin 31.03.2003 tarihli genel kurul toplantısında ortaklarına 1.taksidi 20.05.2003 2.taksidi 19.09.2003 tarihinde olmak üzere kâr payı dağıtılmasına karar verildiğini, bu karar doğrultusunda müvekkiline 1.kâr payı taksidinin ödendiği halde (24.030.798.207.-) TL tutarındaki 2.taksidin ödenmediğini, bu hususta girişilen icra takibinin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini ve % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının ortak olduğu müvekkili şirket aleyhine böyle bir dava açmasına imkan bulunmadığını, müvekkili şirket yönetim kurulunun 11.09.2003 tarih 21 sayılı kararı ile 2.temettü alacaklarının ödenmesinin ertelendiğini, bu nedenle alacağın muaccel hale gelmediğini, elektrik üretim ve dağıtımı yapan müvekkili şirketin imtiyaz sözleşmesinin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı' nca 11.06.2003 tarihinde tek taraflı olarak feshedilip 12.06.2003 tarihinde tüm tesislerine ve belgelerine el konulduğunu, ayrıca Şişli 2.Sulh Ceza Mahkemesi' nin 2003/391 sayılı müteferrik kararı ile müvekkili şirketin mevduat hesaplarının,
hisse senetlerinin tüm hak ve alacaklarının dondurulmasına, bunlar üzerindeki tasarruf yetkisinin tamamen kaldırılmasına, mal, kıymetli evrak, nakit ve diğer değerlerinin zaptı ile tevdi mahalline yatırılmasına karar verildiğini, bu durumun müvekkili için mücbir sebep oluşturacağını ve müvekkilinin borçlarını ödeme ve kâr payı dağıtma olanağının hukuken ve fiilen bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalı şirket yönetim kurulunun genel kurulca dağıtılmasına karar verilen 2.temettünün ertelenmesine karar veremeyeceği, böyle bir kararın yetki gasbı niteliğini taşıdığı ve alacağı çekişmeli hale getirdiği, imtiyaz sözleşmesinin feshi ve ardında gelen işlemlerin ise davalının kendi kusurundan kaynaklandığı, basiretli bir tacir gibi davranmayan davalının bu kusurlu davranışlarının, mücbir sebep oluşturmayacağı, imtiyaz sözleşmesinin feshi işlemine karşı açılan davaların da reddedilip kesinleştiği ve böylece işlemin yasal ve yerinde bulunduğunun anlaşıldığı, alacağın likid olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Taraf vekilleri karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, taraf vekillerinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/11749, K. 2010/12701, 9 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama