KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/11775 E., 2010/11983 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
762 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18.03.2008 gün ve 2006/457-2008/50 sayılı kararı bozan Daire’nin 06.05.2010 gün ve 2008/9707-2010/5010 sayılı kararı aleyhinde davacı-k.davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin kurucu ortaklarından ...’nin 09.01.1978’de “Oto Görül-...” unvanı ile bir işletme kurduğunu, yine 11.04.1991’de kurduğu Oto Göral Motorlu Araçlar Tic.San.Ltd.Şti.’nin 14.01.1999’da feshedilerek 26.11.1999 tarihinde davacı şirketi kurduğunu, ayrıca “Göral” hizmet ve ticaret markasının da 28.01.2000 tarihinden itibaren müvekkili şirket adına tescilli olduğunu, “Göral ticaret unvanını kullanan davalı şirketin müvekkilinin 1978 yılından itibaren ticari hayatta edinmiş olduğu itibardan yararlandığını ileri sürerek, davalının ticaret unvanından “Göral” ibaresinin terkinine, davacının tescilli ticaret unvanına ve markasına vaki haksız tecavüzün önlenmesine, maddi durumun ortadan kaldırılmasına, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı (karşı davacı) vekili, müvekkili şirketin 08.09.1992 tarihinde, davacı şirketin ise 26.11.1999 tarihinde kurulduğunu, tecavüz olmadığını iddia edilen markanın müvekkili şirketin tescil tarihinden 8 yıl sonra olup davacının iyi niyetli olmadığını savunarak davanın reddini istemiş, karşı davasında davacı (karşı davalı) şirket adına kayıtlı 2000/1289 sayılı markanın 556 Sayılı KHK’nin 14, 42/c maddeleri gereğince hükümsüzlüğüne kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, davalı (karşı davacı) şirketin “Göral” ibaresini 08.09.1992’den itibaren ticaret unvanı ve 1999 yılından bu yana da markasal olarak kullanımına sessiz kalmak suretiyle davacı (karşı davalı) şirketin dava hakkını yitirmesi nedeniyle asıl davanın reddine, davacı (karşı davalı) şirket adına tescilli 2000/1289 sayılı markanın 37/6. sınıf hizmetler bakımından 556 Sayılı KHK’nin 14. ve 42. maddesi uyarınca hükümsüzlüğüne, 12/1. sınıftaki ürünlere ilişkin hükümsüzlük isteminin reddine ilişkin olarak verilen karar, Dairemizce karşı dava bakımından taraflar yararına bozulmuştur.
Davacı (karşı davalı) vekili, karar düzeltme talep etmiştir.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebepler ve karşı davanın konusunu oluşturan davacı (karşı davalı) adına tescilli 2000/1289 sayılı markanın kapsadığı 12/1. sınıf otomobil, kamyon, otobüs …” araçları bakımından dava konusu markanın söz konusu araçlar üzerinde ve araç markası olarak kullanılmasının gerekmesine, muhtelif marka araçların satışı için teşhiri ve satım evrakları ile reklamlarda dava konusu markanın kullanılması toptan ve perakende satış hizmetine yönelik bir kullanım niteliğinde olup, 12/1. sınıf emtia için ticaret markasının kullanımı olarak kabulünün mümkün bulunmamasına göre, davacı (karşı davalı) vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
KARŞI OY
Asıl davada davacı vekili, davalının (karşı davacı) “GÖRAL” ibaresini tescilsiz marka olarak kullanmak suretiyle davacı adına 2000/1289 sayı ile tescilli markasına tecavüz oluşturduğunu ileri sürerek tecavüzün önlenmesini istemiştir.
Mahkemece, davalının “GÖRAL” ibaresini 1999 tarihinden itibaren tescilsiz marka olarak kullanmaya başladığı, bu tarihten itibaren dava tarihi olan 27.06.2006 tarihine kadar kullanıma davacının sessiz kaldığı, taraflar arasında Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nde görüşülüp karara bağlanan 69/171 sayılı dava aşamasında dahi davacının bu kullanıma herhangi bir itirazda bulunmadığı gerekçesiyle MK’nun 2. maddesine dayalı olarak marka hakkına tecavüzün önlenmesine yönelik davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 69/171 sayılı dosyasında, davalı (karşı davacı) şirket tarafından “GÖRAL + G” ibaresinin marka olarak tescili için 2000 yılında yapılan 2000/15494 sayılı başvurunun davacı markasının kapsadığı 37/6. sınıf hizmetler bakımından 12.06.2002 tarihli TPE YİDK kararıyla reddi üzerine, davalı (karşı davacı) şirketçe açılan TPE YİDK kararının iptali ve birleşen davada da davacı ticaret unvanının terkini ve 2000/1289 sayılı markasının hükümsüzlüğü davasında; davacı şirketçe “GÖRAL” ibaresi üzerinde öncelik ve üstün hak sahibi olunduğu savunulmuş ve mahkemece de bu hususlar kabul edilerek davanın reddine ilişkin olarak verilen 16.07.2004 tarihli karar Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmiştir.
Bu durumda, önceki dava da “GÖRAL” ibaresi üzerinde, hak sahibi olduğu savunması kanıtlanan davacının (karşı davalı), söz konusu davada ileri sürdüğü itiraz ve deliller itibariyle. “GÖRAL” ibaresi üzerinde davalının 1999 yılında başlayan tescilsiz marka kullanımına karşı işbu davanın açıldığı tarihe kadar sessiz kalmak suretiyle hak kaybına uğradığından söz edilemez.
Bu bakımdan, marka hakkına tecavüzün önlenmesine yönelik davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken davanın reddine ilişkin mahkemece verilen karar yerinde olmadığından, davacı (karşı davalı) vekilinin karar düzeltme isteğinin kabulü ile Dairemiz kararı (1) bendindeki bu hususa yönelik davacı (karşı davacı) temyiz itirazının reddine dair bölümün kaldırılması ve kararın açıklanan gerekçe ile bozulması gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluk kararına karşıyız.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/11775, K. 2010/11983, 24 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama