KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/11791 E., 2010/12444 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
336 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21.04.2008 gün ve 2007/30-2008/281 sayılı kararı bozan Daire’nin 17.06.2010 gün ve sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalının saç şampuanı ve saç serumu ürünleri üzerinde davacı Üniversitenin Etik Kurul’u kararı ile yine davacının Dermatoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr.... tarafından araştırma yapılıp bu araştırma sonucu rapor düzenlendiğini, ancak davalının müvekkilinin bir onayı ve buna muvafakatı olmadığı halde davalının ilan ve reklamlarında araştırma sonuçlarını “İstanbul Tıp Fakültesi Onay’lıdır”, “İstanbul Tıp Fakültesi Dermatoloji Anabilim Dalı Onaylıdır” şeklinde kullandığını,
... isimli bir tüketicinin müvekkili üniversiteye güvenerek bu ürünleri kullandığını ancak Hürriyet Gazetesi’nin internet sayfasında çıkan haberlerde reklam ve ilanlardaki iddiaların ispatlanamadığı için Reklam Kurulu tarafından ceza uygulandığını bildirip davacıdan bilgi istediğini ileri sürerek, davalının bu konudaki muarazasının men’ine yazılı ve görsel medyada müvekkilinin unvanının kullanılmasının önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili ile davalı Üniversite’nin Dermatoloji Anabilim Dalı sorumlusu Prof.Dr.... ile 01.12.2004, Kozmotoloji Bilim Dalı sorumlusu Prof.Dr.Gülgün Yesen arasında 25.11.2005 tarihinde protokoller düzenlendiğini, bu protokollerde reklamlarda klinik çalışmaların davacının ilgili bölümünde yapıldığının yazılabileceği izni verildiğini ve yapılan çalışmanın ücretinin ödendiğini, Tüketicinin ve Rekabetin Korunması Genel Müdürlüğü’nün verdiği cezanın ürünün etkinliği ile ilgisi bulunmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. ..Mahkemenin davanın reddine dair verdiği kararının, Dairemizce bozulması üzerine bu kez davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/11791, K. 2010/12444, 3 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama