KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/11855 E., 2012/3063 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mart 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
346 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12/05/2010 tarih ve 2008/637-2010/210 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin %6 hisse ile Ak Güvenlik Ltd. Şti.'ne ortak olduğunu, sonradan hisse devirleri ile ...'in şirketin %94 hissesini aldığını, bu kişinin de tüm hisselerini babası ...'e devir ettiğini, 10 Temmuz 2008 tarihli ve 32 nolu karar ile bu devir işleminin onaylanması kararı alındığını ancak bu kararda müvekkilinin imzasının taklit edildiğini, müvekkilinin güveninin kalmadığını ve şirket ortaklığından çıkamadığını, iki ortaklı şirketlerde ortaklardan birinin ayrılması durumunda şirketin kendiliğinden infisah olacağını bu nedenle fesih davası açıldığını ileri sürerek davalı şirketin feshine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, davacı ve davalı ...'in davalı şirketin ortakları olarak bulundukları, davalının ortaklar kurulu kararında davacının imzasını taklit sureti ile attığı ve bu nedenle mahkum olduğu, taraflar arasında güvenin kalmadığı, güven unsurunun zedelenmesinin muhik sebep teşkil ettiği gerekçesi ile Ak Güvenlik Ltd. Şti.'nin fesih ve tasfiyesine karar verilmiştir.
Kararı davalılar temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı şirket vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalı ... vekilinin temyiz itirazına gelince, şirketin fesih ve tasfiyesine ilişkin davada husumetin fesih ve tasfiyesi istenilen şirkete yöneltilmesi gerekli ve yeterli olduğundan şirket ortaklarının davada yer alması gerekmemektedir. Bu nedenle şirkete husumet yöneltildiği halde ayrıca ortak ...'e husumet yöneltilmesi doğru görülmemiş kararın davalı ... yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/11855, K. 2012/3063, 2 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama