KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/1188 E., 2010/2565 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mart 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
485 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Sincan Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30.04.2008 tarih ve 2007/87-2008/67 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl davada davacı vekili, davalı kooperatifin üyesi olan müvekkilinin ortaklıktan ihraç edilmesine rağmen buna karşı açtığı davayı kazanarak ortaklık haklarına yeniden sahip olduğunu ancak bu yargılama sürecinde müvekkiline ait olan bağımsız bölümün davalı kooperatif tarafından ...’a devredildiğini, kesinleşmeyen ihraç kararına göre yapılan bu üyelik ve tescil işlemelerinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek,
davalı ...’ın üyeliğinin iptaline, adına kayıtlı taşınmazın tapusunun iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiş, birleşen davasında ise bağımsız bölümünün mülkiyetinin tapu kayıtlarına göre ... adına olduğunu ileri sürerek,
davalılar adına kayıtlı taşınmazın tapusunun iptaliyle müvekkili adına tesciline, bu mümkün görülmezse şimdilik 10.000,00 TL değerinin ve 1.000,00 TL kira kaybının kooperatiften tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 16.01.2008 tarihli ıslah dilekçesiyle gayrimenkul bedeline ilişkin talebini 65.000,00 TL’ye, kira kaybına ilişkin talebini ese 8.522,00 TL’na çıkartmış, bilahare de davalılardan ... ve ... hakkındaki davasından feragat etmiştir.
Davalı kooperatif vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsene bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, kendisine daire tahsis edilmeyen davacı ortağın normal bir ortağın yaptığı aidat ödemelerine ve taşınmazın rayiç değerine göre talep edebileceği tazminatın 51.748,14 TL olduğu, kira alacağını tahsil koşullarının ise oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 51.748,14 TL tazminatın ( 5.100,00 TL’nnı ilk dava tarihinden, 10.000,00 TL’nin birleşen dava tarihinden, 36.648,14 TL’nin ıslah tarihinden itibaren) faiziyle davalı kooperatiften tahsiline, diğer davalılar hakkında davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1)Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir
2) Asıl ve birleşen dava, davalı kooperatifçe diğer davalılara devredilen bağımsız bölümünün tapu kaydının iptali, davacı adına tescili, bu talep kabul görmezse daire bedelinin tahsili ve konutun teslim edilmemesi nedeniyle mahrum kalınan kira bedelinin tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece, kendisine daire tahsis edilmeyen davacı ortağa rayiç değer hesaplaması yapılarak daire değerinin ödenmesine karar verilmiş ancak, mahrum kalınan kira bedeline ilişkin tazminat talebi davacının diğer ortaklardan daha fazla aidat ödediğinin ispatlanmadığı gerekçesiyle ret edilmiştir.
Oysa, ilke olarak ortağın kooperatife olan edimlerini yerine getirmeden tapu kaydının devrini ve mahrum kaldığı kira bedelinin tazminini isteyebilmesi mümkün değildir. Bu durumda mahkemece, davacının kira kaybına ilişkin talebi açısından davalı kooperatife aidat borcunun bulunup bulunmadığının usulünce tespit edilmesi gerekirken yanılgı sonucu yazılı gerekçeyle davacının bu talebinin reddi yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/1188, K. 2010/2565, 8 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama