KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/11898 E., 2012/2525 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Vekili
- Av. ...
- Vekili
- Av. ...
Karar Metni
247 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Adana 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09/06/2010 tarih ve 2010/516-2010/1053 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankadan 5.000 TL ticari kredi aldığını, hesabındaki bu paranın 4980 TL'sının davacının bilgisi dışında başka hesaplara aktarıldığını, davalının aktarılan paralardan 2.600 TL'sını iade ettiğini, diğer hesaba aktarılan 2.380 TL'sının geri döndürülemediğini bu miktardan davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek, 2.380 TL'nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, bu türlü davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğunu, ayrıca davalıya husumet düşmeyeceğini, olayın meydana gelişinde davacının kusurlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve dosya kapsamına göre, taraflar arasında tüketici kredisi sözleşmesi düzenlendiğini, 4077 sayılı yasanın 10 ve 23. maddelerine göre görevli mahkemenin Tüketici Mahkemeleri olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
Taraflar arasındaki sözleşme, tüketici kredisi sözleşmesi olmayıp, uyuşmazlık ticari kredi sözleşmesinden kaynaklanmış olup, ortada 4077 sayılı kanunun uygulanmasını gerektirir bir uyuşmazlık bulunmadığından yazılı gerekçe ile görev yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
02/03/2012 - S.C
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/11898, K. 2012/2525, 22 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama