KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/11915 E., 2012/3040 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mart 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
495 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Elazığ 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/06/2010 tarih ve 2009/63-2010/788 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili müvekkilin...olarak tanıdığı ve bir dönem yanında çalıştırdığı şahsın müvekkilin çantasından haberi olmaksızın kredi kartlarını ve nüfus cüzdanını alarak Elazığ Ziraat bankası şubesinden davacının 382-48973605 -5001 nolu mevduat hesabından 07/03/2008 tarihinde 2100 TL para çektiğini , davalı bankanın davacıya ait hesaptan hiç bir hak ve yetkisi olmayan 3. bir şahsa ödemede bulunmak suretiyle özen sorumluluğunu yerine getirmediğini ve kusurlu davrandığını, bu nedenle 2105 TL nin paranın çekildiği tarih olan 07/03/2008 tarihinden itibaren en yüksek banka kredi faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davacının müvekkil banka nezdinde açılmış olan hesabından çekilen 2105 TL tutarındaki paranın 600 TL lik kısmı kredi kartı hesabına yatırılması nedeniyle talep edilebilecek miktarın 1505 TL olması gerektiği, ancak davacının kredi kartının kayıp yada çalıntı gibi rıza dışı bir nedenle elinden çıkması üzerine gerekli özeni ve yasal bildirimleri yapmadığını ve bu kusurlu davranışı nedeniyle sorumlu olması gerektiği, davacının kusurlu eylemi nedeniyle bankanın sorumlu tutulamayacağını beyanla haksız ve yersiz açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece iddia,savunma,dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davalı bankanın olayda %30 davacı hesap sahibinin ise %70 oranında kusurlu olduğu bu nedenle ödenmesi gereken para miktarının kusur oranlarına göre 564,38 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 564,38 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava davalı bankanın Karakoçan Şubesi mudilerinden ve aynı zamanda ticari kredi müşterisi olan davacının mevduat hesabından çalışanı tarafından sahte imzayla çekilip bir miktarı yine davacının kredi kartı hesabına yatırılan paranın tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece alınan 07.04.2010 tarihli bilirkişi heyet raporuna dayanılarak davacının % 70 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de bu kabul somut olayın özelliğine uygun bulunmamaktadır.
Davacı çalışanı olduğu tartışmasız olan ... tarafından davacının kredi kartı kullanılmak suretiyledavalı banka nezdinde müşteri olduğu yönünde güven telkin edilmek suretiyle bir miktar paranın davacı mevduat hesabından çekildiği tartışma konusu değildir. Dava kredi kartı kullanımından kaynaklanan bir borç için değil kredi kartı ibraz eden ancak hesap sahibi olmayan kişiye mevduat hesabından yapılan ödemeye ilişkindir.
Bu durumda davacıya kredi kartı kaybolduktan sonra durumu hemen bankaya bildirmediği ve şifresini yeterince koruyamadığından bahisle % 70 oranında kusur izafe edilmesi doğru görülmemiştir.
Mahkemece yeni bir bilirkişi raporu alınmak suretiyle somut olaya uygun düşecek şekilde taraf kusur oranları belirlenerek hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerektiğinden davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/11915, K. 2012/3040, 2 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama