KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/11952 E., 2012/3225 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mart 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
408 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28/12/2009 tarih ve 2002/1207-2009/824 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı tarafından 09.11.1999-09.11.2000 tarihleri için sigorta örtüsüne alınan müvekkiline ait fabrikanın 12.11.1999 tarihinde meydana gelen Düzce depreminde hasarlanmasına rağmen 684.000 TL sigorta tazminatının ödenmediğini ileri sürerek bu meblağın faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sigorta primi rizikodan sonra ödendiği için müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, talep edilen hasarın fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, sigortacının sorumluluğunun başlayabilmesi için poliçenin imzalanmasının yeterli olmadığı, primin tamamının ya da ilk taksidinin ödenmesinin gerektiği, davacı tarafından 07.11.1999 tarihli makbuz karşılığında ödendiği iddia edilen peşinatın 12.11.1999 tarihinde meydana gelen depremden sonra 15.11.1999 tarihinde davalıya gönderildiği, makbuzun sonradan düzenlendiği savunması karşısında yapılan incelemede tam olarak ne zaman düzenlendiğinin tespit edilemediği ve sisteme sonradan kayıt yapılabileceğinin belirtildiği,
09.11.1999 tarihli poliçe için iki gün önce ödeme yapılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, sigorta bedeli ile ilgili olarak peşinatı almayan sigortacının sigorta sözleşmesini başından iptal hakkı bulunduğu, bu yönde 13.12.1999 tarihli ihbarın davacıya gönderildiği, hasardan önce peşinatın ödendiğinin ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, yangın sigorta poliçesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Mahkemece uyulan Dairemiz bozma kararında, davacının, prim tahsili ile ilgili davalı acentesi tarafından düzenlenmiş 07.11.1999 tarihli makbuza dayandığı belirtilerek, acente kayıtları üzerinde uzman bilirkişilerce inceleme yaptırılması ve dava konusu sigorta poliçeleri ile ilgili primlerin ne zaman ödendiğinin açıklığa kavuşturulmasına işaret olunmuştur.
Mahkemece, söz konusu makbuzu düzenleyen Ümit Yağlı sigorta acentesi defterleri üzerinde inceleme yapılması için talimat yazılmış, bilirkişilerce acentenin adresine gidilmiş, ancak acente anılan adresten ayrıldığından davanın konusu ile ilgisi olan 1999 yılı defter ve belgeleri temin edilememiştir.
Her ne kadar acente kayıtlarının nerede olduğu tespit edilememiş ise de, mahkemece davalıdan söz konusu kayıtların ibrazının istenmesi, bu yolla da kayıtlara ulaşılamaz ise bu takdirde resmi makamlarn aracılığı ile kayıtların akıbetinin araştırılması gerekirken, bozma ilamındaki gerekçeler yerine getirilmeden eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/11952, K. 2012/3225, 5 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama