KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/11972 E., 2012/4346 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mart 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
490 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18.03.2010 tarih ve 2007/698-2010/115 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, tarafların bir işyeri ile birlikte "metushop.com" adlı internet sitesinin tüm kullanım hakları ile devrini amaçlayan 13.12.2006 tarihli sözleşme yaptıklarını, devir bedelinin 45.000,00 YTL olarak belirlendiğini, davacının sözleşme borcunu 7.500 YTL'si nakit, kalan miktarı 7.500 YTL bedelli 5 adet senet vererek yerine getirdiğini, 4 adet senedin davalıya ödendiğini, ancak davalının sözleşmedeki edimlerini yerine getirmedğini ileri sürerek, davalıya ödenen 37.500 YTL'nin avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini ve davalıda olan 05.08.2007 vade, 05.12.2006 tanzim tarihli 7.500 YTL bedelli senedin iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalının sözleşme gereği işyerini devrettiğini, daha sonra davacının bu yeri 3. kişiye devrettiğini, internet sitesinin ise davacı isterse her zaman verilebileceğini, bu konuda davacının bir talebi olmadığını, davacının son 2 senedi ödemediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, sözleşme kapsamında davacının 37.500 YTL'yi davalıya ödediği, 08.05.2007 vadeli 7.500 YTL bedelli senedi ödemediği, davalının sözleşmeye göre işyerini devrettiği ancak internet sitesinin devrini gerçekleştirmediği, internet sitesinin değerinin 20.000 YTL olarak bilirkişilerce tespit edildiği, yapılan ödemeler dikkate alındığında davacının 12.500 YTL fazla ödediği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile 12.500 YTL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davalının elinde bulunan 05.08.2007 vadeli, 7.500 YTL bedelli bonodan dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine ve bononun iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı vekili ayrı ayrı temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı, internet alan adının halen adına kayıtlı olduğunu ve bunu davacıya devretmeye hazır olduğunu savunduğuna göre mahkemece davalının bu savunması üzerinde durulup aynen ifa mümkün ise davacının bedele ilişkin talebinin dinlenemeyeceği(Aynı Görüş: Bkz. Prof. Dr. Ahmet M. Kılıçoğlu, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Genişletilmiş 9. Baskı, S. 469) nazara alınmadan bedele hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3-Diğer taraftan, kabule göre de, davalı, bilirkişilerce belirlenen alan adı bedeline itiraz ettiğine göre, mahkemece ilgili yerlerden emsal araştırması yapılıp buna nazaran ek rapor alınarak sonucuna göre hüküm oluşturmak gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi uygun olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/11972, K. 2012/4346, 21 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama