KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/11993 E., 2010/12422 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
293 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 8.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20.05.2008 gün ve 2007/84 - 2008/294 sayılı kararı bozan Daire’nin 17.06.2010 gün ve 2008/12259 - 2010/7050 sayılı kararı aleyhinde davalı banka vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin murisi ...'ın davalı bankada vadeli repo ve mevduat hesapların bulunduğunu, işlemlerini banka çalışanı uzaktan akrabası Ülke Alıncan aracılığıyla yaptığını, bu şahsın usulsüzlükleri sonucunda davalı aleyhine davalar açıldığını, kararların kesinleştiğini, ilamların icra edildiğini, ancak davacının alacağını geç tahsil etmesi nedeniyle faiz ile karşılanmayan munzam zararının bulunduğunu, müvekkilinin murisinin olayda 1/3 oranında kusurlu bulunması nedeniyle talep edilen tazminattan bu miktarın indirildiğini ileri sürerek, fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kılmak kaydıyla şimdilik 50.000 YTL munzam zararın dava tarihinden itibaren ticari avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, alacağın faizi ile birlikte tahsil edildiğini, davacının bir zararının doğmadığını bu nedenle davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiş, Dairemizce 17.06.2010 günlü ilamda belirtilen nedenlerle davacı yararına bozulmuştur.
Bu kez davalı banka vekili karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı banka vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/11993, K. 2010/12422, 3 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama