KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/12052 E., 2011/417 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ocak 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Birleşen dava
- Eskişehir 3.Asliye Hukuk Mahkemesi' nin 2006/6 Esas ve 2006/109 Karar sayılı dosyası
Karar Metni
301 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Eskişehir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22/07/2008 gün ve 2005/541-2008/281 sayılı kararı onayan Daire’nin 29.03.2010 gün ve 2008/12387 - 2010/3422 sayılı kararı aleyhinde asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Asıl davada davacı vekili, davalının müvekkili adına tescilli soba tasarımına eylemleri ile tecavüzde bulunduğunun tespit edildiğini ileri sürerek, davalının müvekkili tasarımına tecavüzünün tespit ve önlenmesini, 10.000 YTL maddi ve 10.000 YTL manevi tazminatın tahsilini ve hükmün ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, asıl davanın reddini istemiş, birleşen dava ile de, davalıya ait soba tasarımının yeni ve ayırt edici özelliği bulunmadığını iddia ederek, tasarım tescil belgesinin hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Mahkemece davacıya ait tescilli tasarımın 554 sayılı KHK anlamında yeni ve ayırt edici nitelikte olmadığı gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen davanın ise kabulüne karar verilmiş, davacı (birleşen davanın davacısı) tarafından temyiz edilen karar Dairemizin 29.03.2010 tarihli kararı ile onanmıştır.
Davacı (Birşelen davanın davacısı) vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, asıl ve birleşen davada davacı vekili HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/12052, K. 2011/417, 20 Ocak 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama