KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/12058 E., 2012/3790 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Mart 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
320 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 08/07/2010 tarih ve 2010/317-2010/557 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ortağı olduğu davalı şirketin kapalı anonim şirket türünden olan aile şirketi niteliğinde bulunduğunu, en büyük pay sahibi ve yönetim kurulu başkanı ...'ın 09.07.2006 tarihinde öldüğünü, müvekkilinin bu kişinin mirasçısı olduğunu, diğer ortaklar olan anne ve kardeşlerinin kendisini dışladığını, terekenin tespiti için dava açıldığını, mahkemece kayıtlar üzerine başkaca işlem yapılmaması yönünde şerh konulduğunu, buna rağmen 26.01.2007 tarihinde davalı şirketin genel kurul toplantısı yaptığını, yetkiler kötüye kullanılarak kararlar alındığını,
azınlığın ve münferit pay sahiplerinin meşru çıkarlarının ihlal edildiğini, şirket defter ve kayıtlarının inceleme talebinin gereğinin yerine getirilmediğini, 15 gün öncesinde de ortakların incelemesine sunulmadığını, kâr payının dağıtılmadığını, alınan kararlarının yasa, ana sözleşme ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu ileri sürerek, alınan kararların iptaline ve şirkette kayyım atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin 26.01.2007 tarihli genel kurul toplantısı, toplantı ve karar nisaplarına uyulmadan yapıldığından alınan kararların yok hükmünde olduğu, yoklukla malul olan bir genel kurul kararının iptali için açılan davada karara muhalif kalarak keyfiyetin tutanağa geçirme zorunluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davalı şirketin 26.01.2007 tarihli genel kurulda alınan kararların yoklukla malul olduğunun tespiti ile iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/12058, K. 2012/3790, 13 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama