KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/121 E., 2010/1940 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
450 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Mersin Asliye 1.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22.12.2006 gün ve 2002/702-2006/745 sayılı kararı onayan Daire’nin 14.05.2009 gün ve 2007/11048-2009/5804 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin üyesi olduğu davalı kooperatifçe kendisine tahsis edilen B Blok 4. kat 8 numaralı dairenin, kooperatifin önceki ortağı olan dava dışı ... Kuran tarafından açılan dava sonucunda elinden alındığını, diğer tüm ortaklara tapularının verildiğini, halen D Blok 1. kat 2 numaralı dairenin hiçbir ortağa tahsis edilmediğini ve davalı kooperatif adına tapuya kayıtlı olduğunu, müvekkilinin kooperatife herhangi bir borcunun bulunmadığını ileri sürerek, davalı adına kayıtlı D Blok 1. kat 2 numaralı bağımsız bölümün tapusunun iptali ve davacı adına tapuya yazımına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının kooperatifte bir adet hissesinin bulunduğunu, bu hisseye tekabül eden B Blok 8 numaralı dairenin, davalı kooperatif yöneticilerinin araya girmesi üzerine, mahkeme kararı ile adına tescil edilen ... Kuran mirasçıları ile yapılan anlaşma uyarınca davacı adına tescil edilecekken, davacının hileli olduğu sonradan anlaşılan istemi uyarınca davacının kızının adına tapuya kayıt ve tescil edildiğini, bu suretle davacının hissesine düşen daireyi aldığını, davanın haksız ve kötüniyetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının kooperatifte tek bir üyeliği olduğu, bu üyeliğin dava dışı ... Kuran’ın ihracı üzerine elde ettiği, kendisine kur’ada ...’e isabet eden B Blok 4. kat 8 numaralı dairenin tahsis edildiği ve ödemelerini de bu üyelik ve daire için yaptığı, anılan dairenin tahsisinden bu yana davacı tarafından kullanıldığı, ...
Kuran’ın ihraç kararını iptal ettiği tarihe kadar ödemesi ile davacının ödemeleri toplanıp birbirine oranlandığında davacının 2/3 oranında ödeme yaptığının anlaşıldığı, dairenin rayiç bedelinin 10.000 YTL olarak belirlendiği ve davacı tarafından ...’in mirasçılarına 1/3 oranı dikkate alınarak 3.300 YTL’nın ödendiği, ancak davacının üçüncü kişilere borçlu olduğundan bahisle kızı adına tapu çıkarılmasını ve üyelik ilişkisinin kızı ile yürütülmesini istemesi nedeniyle tapunun davacının kızı adına tesis edildiği, davacının kooperatife ikinci bir üyeliğinin olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş;
kararın davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 14.5.2009 tarihli kararıyla yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
Davacı vekili, bu kez, karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/121, K. 2010/1940, 19 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama