KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/12104 E., 2012/3247 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mart 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
349 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Dikili Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08/04/2010 tarih ve 2008/37-2010/111 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davalı vekili, müvekkiline ait iş yerinin davalıya işletme sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, iş yerinde hırsızlık meydana geldiğini ve bir kısım malların çalındığını, hasar bedelinin talep edilmesine rağmen davalı ... şirketince ödenmediğini ileri sürerek 9.000 TL hasar bedelinin faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hırsızlık olayının teminat dışı kaldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre hırsızların zeminden beş metre yükseklikte bulunan havalandırma penceresine dış cephe boyunca uzanan su borusuna tırmanıp pencere makaslarını zorlayıp açmak suretiyle içeriye girdiğinini belirtildiği, bu haliyle iş yerinde dayanıklı cam olmaması, kapıda kepenk veya parmaklık bulunmamasının hırsızlığın meydana gelmesi bakımından herhangi bir etkisinin olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 4.141.41 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava hırsızlık sigortasından kaynaklanmakta olup, davalı hırsızlığa karşı, binanın ana caddede bulunması, dış camların temperli olması ve kapısında kepenk veya parmaklık bulunması kaydıyla teminat vermiştir. Her ne kadar mahkemece hırsızların havalandırma boşluğundan girmesi nedeniyle rizikonun teminat dahilinde olduğu kabul edilmişse de dosya içeriğinden malların kepengi veya parmaklığı bulunmayan kapıdan çıkarıldığı anlaşılmaktadır. Kapıda kepengin bulunmaması ile riziko arasında illiyet bağı bulunduğundan, hırsızların binaya bir başka yerden girmesi sonuca etkili değildir. Bu itibarla mahkemece malların parmaklığı bulunmayan kapıdan çıkarıldığı nazara alınarak davanın reddine karar vermek gerekirken, yazılı gerekçeyle kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/12104, K. 2012/3247, 5 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama