İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2010/12176 K.2011/7493

Taraflar arasında görülen davada Düzce 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11.05.2010 tarih ve 2008/52-2010/162 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacılar vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 21.06.2011…

Esas2010/12176Karar2011/7493Tarih21 Haziran 2011Okuma4 dk · 786 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2010/12176 E., 2011/7493 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
21 Haziran 2011
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

786 kelime·4 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada Düzce 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11.05.2010 tarih ve 2008/52-2010/162 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacılar vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 21.06.2011 gününde davacılar avukatı ... ile davalı avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacılar vekili, davalının müvekkili şirketin ortağı ve münferiden temsile yetkili müdürü iken 04.04.2007 tarihinde ortaklıktan ayrıldığını, davalıya bu nedenle her birisi (11.664)TL bedelli 10 adet bono verildiğini, daha sonra yapılan incelemede gerçek alacak-borç durumun farklı olduğunun ve davalının sebepsiz zenginleştiğinin anlaşıldığını, davalının bonolara dayanarak icra takibine giriştiğini ve icra tehdidi altında iki adet bononun ödendiğini ileri sürerek, anılan bonoların iptalini, (28.152,97)TL’nın davalıdan istirdadını, (3.536,63)TL fazla tahsil edilen meblağın ve %40 kötüniyet tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacının haksız iddialarla borcun ödenmesini geciktirmeye çalıştığını savunarak davanın reddini istemiş, %40 oranında tazminatın davacıdan tahsilini talep etmiştir.

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, şirketin aktif ve pasiflerinin karşılıklı olarak belirlendiği reel fiili envanter durumuna göre hazırlanan protokolün tarafların serbest irade ve tespitlerine göre düzenlendiği ve tarafların karşılıklı olarak ibralaştığı, bu protokolün aksinin aynı kuvvetteki delillerle ispatlanamadığı, tedbir kararı verilerek davalının üç adet bonodan kaynaklanan alacağına geç kavuştuğu gerekçesiyle davanın reddine, (13.996)TL tazminatın davacılardan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.

Dava, davacı şirket ortaklığından ayrılması nedeniyle davalıya fazladan verildiği ileri sürülen paranın istirdadı ve bonoların iptali istemine ilişkindir. Ancak mahkemece davanın sebebi, dayandığı maddi olgular ve uyuşmazlığın neden kaynaklandığı hususları incelenip açıklığa kavuşturulmadan karar verilmiştir.

Zira davalı sadece hissesini devredip ortaklıktan ayrılmış ve işbu davada sadece davalıya fazladan ödenen “hisse devir bedelinin” iadesi isteniyorsa, davanın TTK.’nun 520. maddesinde belirtilen koşullar uyarınca incelenip değerlendirilmesi gereklidir.

Anılan maddede, bir pay devrinin şirket hakkında ancak şirkete bildirilmek ve pay defterinekaydedilmek şartı ile hüküm ifade edebileceği, devir hususunun pay defterine kaydedilebilmesi için ortaklardan en az dörtte üçünün devre muvafakat etmesi ve bunların esas sermayenin en az dörtte üçüne sahip olması şartları ile birlikte nihayet, anılan maddenin son fıkrasında, pay devri veya devir vaadi hakkındaki mukavelelerin yazılı şekilde yapılmış ve noterde imzası tasdik ettirilmiş olmadıkça ilgiler hakkında dahi hüküm ifade etmeyeceği açıkça belirtilmiştir.

O halde mahkemece dava hisse devir sözleşmesinden kaynaklanıyorsa öncelikle somut uyuşmazlık yönünden davacıların aktif dava ehliyetinin bulunup bulunmadığı, daha sonra da davalının hisse devrinin bu koşulları taşıyıp taşımadığı ve taraflar arasında geçerli olup olmadığı incelenmelidir.

Devir sözleşmesi yazılı değilse veya imzası noterden tasdik ettirilmemişse ilgililer arasında dahi hüküm ifade etmeyeceğinden, bu amaçla verilen senetler de geçersiz olacak ve taraflar aldıklarını iade etmek zorunda kalacaktır. Hisse devri geçerli ise bu kez davacı, hisse devir bedelinin fazla olduğunu ileri sürebilecek ve taraflar arasında imzalanan 04.04.2007 tarihli protokol, bu iddianın dinlenmesine engel teşkil etmeyecektir.

Uyuşmazlık hisse devrinden değil de davacı limited şirketin mal ve haklarının ortaklar arasında paylaştırılmasından, diğer bir deyişle fesih ve tasfiyesinden kaynaklanıyorsa, mahkemece öncelikle davacı şirketin halihazırdaki durumu araştırılmalıdır. Zira bir şirketin hangi yöntemle fesih ve tasfiye edilebileceği TTK.’nda düzenlenmiş olup, fesih ve tasfiyenin özellikle şirket alacaklılarının haklarını koruyan bu hükümlere uyularak yapılması zorunludur. Eğer davacı şirket fiilen ayakta duruyor ve hayatiyetini sürdürüyorsa, gerekli ortaklar kurulu kararları alınıp tescil ve ilanlar yaptırılmamış ve alacaklılar davet edilmemişse, bu durum şirketin gerçekte fesih ve tasfiye edilmediği anlamına geleceğinden, şirketin mal ve haklarının da bu şekilde paylaştırılması mümkün değildir.

Eğer şirket fiilen hayatiyetini sürdürmüyorsa ve TTK.’nun hükümlerine uygun bir şekilde ve dava konusu protokol uyarınca tasfiye edilmeye başlanmışsa, davacının bu kez de hata veya hile nedenlerine, diğer bir deyişle BK.’nun 23 vd. maddelerinde düzenlenen irade fesadı hallerine dayanarak, anılan protokol ile bağlı olmadığını ileri sürebilmesi mümkündür. Bu durumda da dava konusu şirketin defter ve kayıtlarında belirtilen mal ve hakları ile defterlerde belirtilmese de anılan protokolde yer alan mal ve haklarının, devir tarihi itibariyle gerçek değerinin belirlenmesi ve davacının bu iddiasının incelenmesi gereklidir.

Ayrıca mahkemece davacı ...’ın diğer davacı şirketin ortağı olup olmadığı, ortağı değilse işbu davada aktif dava ehliyetinin bulunup bulunmadığı ve davacıların dava konusu senetlerdeki durumları da incelenip açıklığa kavuşturulmalıdır.

Bu durum karşısında mahkemece, öncelikle davacı şirketin ticaret sicil dosyası getirtilip ortaklarının kim olduğunun ve mevcut durumunun tespit edilmesi ve taraflar arasındaki uyuşmazlığın yukarıda açıklanan şekilde incelenip değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, takdir edilen 825.00 TL duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/12176, K. 2011/7493, 21 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/12176
Karar No
2011/7493
Tarih
21 Haziran 2011

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2010/12177 K.2011/5361
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2010/12179 K.2011/6437
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2010/12187 K.2011/6438
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2010/12192 K.2011/8016
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2010/12193 K.2011/3792
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2010/12196 K.2011/10183

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.