KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/12245 E., 2012/2756 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Vekili
- Av. ...
- Vekili
- Av. ...
Karar Metni
326 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Konya 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22.04.2010 tarih ve 2007/629-2010/681 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankadaki hesabından toplam 4.090 TL’nin bilgisi ve rızası olmaksızın internet bankacılığı yoluyla 3. kişilerin hesabına havale edildiğini, 1.157,64-TL'nin daha sonra iade edildiğini, internet bankacılığı hizmetinde gerekli güvenliği sağlayamayan davalı bankanın zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, 2.932,36-TL’nin faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, şifre ve parolaların üçüncü kişilerin eline geçmesine sebebiyet veren davacının bankanın sunmuş olduğu güvenlik önlemlerini kullanmadığını, zarardan müvekkili bankanın sorumlu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, alınan bilirkişi raporlarında sözleşmedeki ek güvenlik önlemlerinin mudiinin takdirine bırakılmasının bankanın kusurlu davranışı olarak değerlendirilse de bankanın olaydaki kusurunun somut olarak belirtilmediği, benimsenen diğer bilirkişi raporunda davacının gizli tutması gereken bilgilere ulaşılmadan hesaptan para alınmasının mümkün olmadığının belirtildiği, ispat külfeti üzerinde bulunan davacının bankanın kusurlu ve sorumlu olduğu iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davaya konu internet yolu ile yapılan işlemler sırasında kullanılan şifre ve parola gibi kişisel bilgilerinin davacının kusuru ile ele geçirildiğinin ispat yükü üzerinde bulunan davalı tarafından kanıtlanamamış olması karşısında, davacının hesabından bilgisi ve rızası dışında çekilen paradan hesapta bulunan parayı kötü niyetli kişilerin eylem ve işlemlerine karşı koruyacak mekanizmayı, güvenlik önlemlerini geliştirmeyen, bunların kullanımını müşterileri için zorunlu hale getirmeyen davalı bankanın sorumlu olmasına göre davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddine ilişkin verilen karar doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
16.03.2012-YK
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/12245, K. 2012/2756, 27 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama