KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/12299 E., 2011/276 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ocak 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
308 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Gebze 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12.11.2008 gün ve 2007/366-2008/530 sayılı kararı bozan Daire’nin 15.07.2010 gün ve 2009/2218-2010/8465 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı şirketin ortağı ve denetçisi olduğunu, 05.08.2007 tarihli genel kurula denetçilerin katılmadığını, toplantı yeter sayısı olmadan karar alındığını, zira, ortakların 01.07.2007 tarihli genel kurul toplantısı için verdiği vekaletnamelere dayanılarak toplantı yapılıp karar alındığını, şirket yöneticilerinin usulsüz işlemler yapması nedeniyle şirkete kayyım atanması gerektiğini ileri sürerek, davalı şirkete kayyım atanmasına, 05.08.2007 tarihli genel kurul kararlarının iptaline karar verilmesini istemiş, ıslah dilekçesi ile anılan genel kurul kararlarının yok hükmünde olduğunun tespiti ile hükümsüzlüğüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacı yana verilen süre içerisinde Türk Ticaret Kanununun 341. maddesi hükmü gereğince davalı şirketin yeni denetçilerinin davaya devam etmesi ve genel kurul kararı alınarak dava açılmasına ilişkin verilen ara kararın davacı tarafça yerine getirilmediği, bu prosedürü yerine getirmeyen eski denetçiler olan davacıların davayı ıslah da edemeyecekleri gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar, davacılar vekilinin temyizi üzerine bozma ilamında yazılı gerekçelerle davacılar yararına bozulmuştur.
Bu kez, davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/12299, K. 2011/276, 18 Ocak 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama