KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/12349 E., 2012/3216 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mart 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
300 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15.07.2010 tarih ve 2008/869-2010/1500 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı bankanın Ankara Merkez Şubesindeki hesabından müvekkilinin bilgi ve talimatı dışında "İnternet Bankacılığı" aracılığıyla 20.04.2007 tarihinde 4.998,00-TL.'nin tanımadığı ... isimli şahsın hesabına havale edildiğini, Ankara C. Başsavcılığı'na şikayette bulunulduğunu, davalının güvenlik zafiyeti nedeniyle maddi kayba uğradığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 4.998,00-TL.'nin olay tarihinden itibaren ticari faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının şifre ve parolasını saklamakla yükümlü olduğunu, bankanın hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını, şifreyi muhafazada gerekli özeni göstermeyip zarara sebep olan davacının kusurlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın davacıya vermiş olduğu şifre ve parolanın davacının kusuru ile ele geçirildiği hususunu davalı bankanın kanıtlayamadığı, davalının internet bankacılığında kendisinin ve müşterisinin güvenliğini sağlayacak güvenlik unsurlarının kullanılmasını zorunlu kılmayıp davacının insiyatifinde bırakmasının zararın doğmasında başlıca etken olduğu, davalının bu nedenle tam kusurlu olduğu, davacının müterafik bir kusurunun bulunmadığı, davalının kendisine emanet edilen parayı iade etmekle yükümlü olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne 4.988,00-TL'nin 20.04.2007 tarihinden itibaren avans faizi ile tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/12349, K. 2012/3216, 5 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama