KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/12367 E., 2012/8259 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
351 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Konya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18/02/2010 tarih ve 2008/522-2010/118 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 18/05/2012 günü hazır bulunan davacı vekilleri Av..... ile davalı vekili Av.....dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Almanya Stuttgart Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen 25.01.2006 tarihli 12 O 511/05 numaralı kararın kesinleştiğini ileri sürerek, tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda, davacı vekili tarafından dosyaya tercümesi ibraz edilen Stuttgart Asliye Hukuk Mahkemesi’nin kararında, kararın bir suretinin davalıya 10.02.2006 tarihinde tebliğ edildiği ve kararın kesinleşme tarihinin 10.04.2006 olduğu yazılı ise de dosyaya sunulan tebliğe ilişkin belgelerden kararın Adalet Bakanlığı Uluslar arası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü aracılığı ile 18.10.2007 tarihinde davalı çalışanı Mustafa Üçler’e tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece kararın usulünce kesinleştiği kabul edilerek yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş ise de, davalıya diplomatik yolla yapılan tebligattan sonraki bir tarihe ilişkin kesinleşme şerhi karar üzerinde bulunmamaktadır.
Bu itibarla, mahkemece davaya konu kararın usulünce kesinleşip kesinleşmediğinin tesbiti ile oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/12367, K. 2012/8259, 18 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama