KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/12455 E., 2012/3682 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mart 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi(Şişli 1. Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
476 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 12. Sulh Hukuk Mahkemesi (Şişli 1. Sulh Hukuk Mahkemesi)’nce verilen 23/12/2008 tarih ve 2006/1507-2008/2115 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 13.02.2004 tarihinde TMSF tarafından devralındığını, yeni yönetim ve denetim kurulunun oluşturulduğunu, şirketin 500.000 TL sermayeli olarak kurulduğunu, davalının 10.000 TL. sermayesi bulunup anasözleşmeye göre, bunun ¼'üne isabet eden 2.500 TL'yi şirketin tescil tarihinden itibaren 3 ay içinde 19.03.2003 tarihine kadar ödemesi gerektiği halde ödemediğini, APEL alacağı olan bu miktarın tahsili için yapılan icra takibine de itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, aynı konuda İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2005/336 esas sayılı dava dosyası ile dava açıldığını, bu davanın halen derdest olduğunu ileri sürerek derdestlik nedeniyle ve esastan davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, işbu dava ile İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2005/336 esas sayılı dava dosyasındaki yargılamanın aynı mahiyette olup, yargılamanın halen devam ettiği gerekçesiyle derdestlik nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, davacı şirketin anasözleşmesinde belirtilen sermaye alacağının (APEL alacağı) tahsili amacıyla yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2005/336 esas sayılı dava dosyası ile işbu dava dosyasının aynı mahiyette olduğu gerekçesiyle derdestlik itirazının kabulüne, davanın reddine karar verilmiştir.
HUMK’un 187-194. maddeleri uyarınca, bir davanın derdestlik ilk itirazı üzerine, açılmamış sayılmasına karar verilebilmesi için üç şartın birlikte bulunması gerekir. Bunlar, aynı davanın iki kere açılmış olması, birinci davanın görülmekte olması ve birinci dava ile ikinci davanın aynı olmasıdır. Birinci dava ile ikinci davanın aynı olmasından kasıt ise; davanın taraflarının, konusunun (müddeabihin) ve sebebinin (davanın dayanağını oluşturan vakıaların) aynı olmasıdır.
Somut olayda, derdest olduğu savunulan birinci dava olan İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2005/336 esas sayılı dava dosyasında davacının, davalının da içinde bulunduğu davacı şirketin yönetim kurulu üyeleri aleyhine TTK.'nın 309-336. maddelerine dayalı olarak sorumluluk davası açtığı ve şirketin anasermayesinin 1/4'i olan 125.000 TL'nin tahsil edilmemesi nedeniyle bu miktar kadar şirketin zarara uğradığı iddiasıyla davalılar yönetim kurulu üyelerinden bu miktarın tahsili isteminde bulunduğu, dolayısıyla tarafları, hukuki sebebi ve konusunun işbu dava dosyasından farklı olduğu anlaşılmakla, mahkemece derdestlik itirazının reddi ile davanın esasına girilerek yargılama yapılması gerekirken belirtilen şekilde hüküm kurulması doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/12455, K. 2012/3682, 12 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama