KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/12470 E., 2011/1110 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Şubat 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
406 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17.12.2008 gün ve 2005/300-2008/736 sayılı kararı bozan Daire’nin 28.06.2010 gün ve 2009/7518-2010/7514 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin yapımını üstlendiği BTC boru hattı projesi uyarınca imal edilecek petrol boru hattının uluslararası standartlar ve kalite sertifikası taşıması şartının bulunduğunu, bunun için de EYS (entegre yönetim sistemi) kurulması ve uluslararası standart kalite belgelerine sahip olunmasını temin için 10.10.2000 tarihinde müvekkili ile TÜV Anlagetechnic GmbH Unternehmensgruppe TÜV Rheinland/Türkiye Temsilciliği ISAC/Uluslararası Sistem Danışmanlığı Denetim A.Ş., ICC/Uluslar arası Danışmanlık ve Organizasyon Ltd.Şti. arasında anlaşma akdedildiğini,
bu anlaşmaya göre Bakü-Tiflis-Ceyhan Ham Petrol boru hattı anahtar teslim yapım anlaşmasına göre projede görev yapacak tüm müteahhitlerin sertifikalarının bulunması veya yönetim sistemlerinin bu standartlara göre olması gerektiğini, 18.05.2001 tarihinde de ek anlaşmanın imzalandığını, ancak süreç içinde iki şirket arasında yaşanan sorunların müvekkiline yansıtılması sonucunda 29.11.2002 tarihi itibariyle ICC-ISAC-BOTAŞ arasındaki danışmanlık ve denetim anlaşmalarının feshine karar verildiğini, entegre yönetim sistemi kapsamında olmayan çalışmalar için müvekkili kuruluşun bilgisi dışında harcamalar yapıldığını,
entegre kurumsal kaynak planlaması ve insan kaynakları norm kadro oluşumu gibi proje dışında çalışmalar için de müvekkili kuruluşun üst yönetiminin bilgisi dışında ödemeler yapıldığını, davalı şirketin sözleşme gereği yükümlülüklerini yerine getirmediği halde bedelini aldığını, böylelikle hem haksız hem de sebepsiz zenginleşmiş olduğunu, bu davaya konu olan bedellerin, davalı ile yapılan sözleşme ve ek sözleşmelerin dışında kalan ödemeler olduğunu, ödemelerin müvekkili kuruluş yanıltılarak ve bu edimleri ifaya mükellefmiş gibi gösterilerek yapılmasının sağlanarak davalının sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek,
davalıya ödenen 1.581.860 USD ile 12.924,61 TL'nin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı def’inde bulunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilen karar Dairemizin 28.06.2010 tarihli kararında yazılı gerekçeyle davacı yararına bozulmuştur. Bu kez davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/12470, K. 2011/1110, 3 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama