KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/12566 E., 2012/5631 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
321 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Rize 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22.12.2009 tarih ve 2006/466 - 2009/575 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Rize Limanı'nın özelleştirilmesi kapsamında davalı ile müvekkili arasında işletme hakkı devir sözleşmesi imzalandığını, özelleştirme öncesinde davalının kiracısı olan dava dışı Çayeli Bakır İşletmeleri ile davalı arasındaki sözleşmenin 1999 yılında feshedilmiş olmasına karşın söz konusu mahallin adı geçen şirket tarafından terk edilmemesi nedeniyle müvekkili tarafından kullanılamadığını, ortaya çıkan sorunların davalı, davacı ve Çayeli Bakır İşletmelerinin katılımı ile tanzim olunan protokol ile çözümlenmeye çalışıldığını,
bu amaçla protokol hükümlerine dayanılarak Çayeli Bakır İşletmeleri tarafından müvekkili adına davalıya 800.000 USD ödeme yapıldığını ancak bu ödemenin hataen fazla olarak yapıldığını ve gerçek rakamın 729.169 USD olduğunu ileri sürerek, şimdilik fazladan ödenen 70.831 USD’ nın 10.000 USD’nın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının isteminin taraflar arasındaki protokole aykırı olduğunu ve zamanaşımına uğradığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında yapılan 06.11.2003 tarihli gayri kabili rücu şartını taşıyan ve tarafların borcunu belirleyen bir anlaşma imzalandığı, davacının birinci sınıf tacir olduğu, basiretli bir tacir gibi davranması gerektiği, ibra sözleşmesinin borcu sona erdirdiği bu nedenle davacının talep edebileceği bir alacağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/12566, K. 2012/5631, 9 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama