KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/12601 E., 2010/12748 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Aralık 2010
- Mahkemesi
- İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
330 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17.04.2008 gün ve 2006/345 - 2008/90 sayılı kararı bozan Daire’nin 20.05.2010 gün ve 2008/10390 - 2010/5619 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 1973 yılında kurulup, 13.06.1979 tarihinden itibaren "...
Pazarlama ve Ticaret A.Ş." ünvanı ile tekstil alanında faaliyette bulunduğunu, yine tekstil alanında faaliyette bulunan davalının da müvekkilinin ticaret ünvanını ve markasının esaslı unsurunu oluşturan "Hisar" sözcüğünü kullanmasının iltibasa neden olduğunu, davalı eylemlerinin 556 sayılı KHK'nin 61.maddesinde sayılan markaya tecavüz hallerine girdiğini, yapılan uyarıya rağmen kullanımına devam ettiğini ileri sürerek, davalı tarafından müvekkili şirketin marka hakkı ile ticaret ünvanına karşı işlenen tecavüz ile haksız rekabetin tesbitine, durdurulmasına önlenmesine ve oluşan maddi durumun ortadan kaldırılmasına,
davalının ünvanından "Hisar" ibaresinin çıkarılmasına ve ticaret sicilinden terkinine, anılan sözcüğün tanıtma araçlarından, elektronik posta adresinden, internet sitesinden ve haksız rekabet yaratan ürünlerden çıkartılmasına, bu mümkün olmazsa anılan ürünlerin imhasına, fazlaya ilişkin hak saklı kalmak kaydıyla 5.000.000.000 TL maddi ve 2.000.000.000 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline ve hüküm özetinin ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce davalı yararına bozulmuştur. Davacı vekili, karar düzeltme talebinde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/12601, K. 2010/12748, 9 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama