KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/12777 E., 2012/4038 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Mart 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
583 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 46. Asliye (Beyoğlu 1.Asliye) Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03/06/2010 tarih ve 2006/101-2010/214 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ile dava dışı Warranty arasında imzalanmış olan yönetim anlaşması ile 2. el araçlara uzatılmış satıcı garantisi verilmesi riskinin sigorta ettirilmesi hususunda anlaşıldığını, davalının tavsiyesi doğrultusunda ikinci el Nissan marka otomobiller için araç sahiplerine verilecek garantilerle ilgili WARRANTY ile işbirliği sözleşmesi imzalandığını, anılan sözleşmeler uyarınca garanti riskinin davalı ... nezdinde teminat altına alındığını, düzenlenen poliçelerde sigorta ettirenin WARRANTY sigortalının ise muhtelif müşteriler olarak gösterildiğini,
davalının Nissan Otomotiv A.Ş.'ye gönderdiği yazı ile sigorta teminatının başladığını teyit ettiğini, böylece 01.04.2003 tarihinden 01.05.2004 tarihine kadar 28 adet 2. el uzatılmış garanti sigortası uygulamasına başlandığını, ancak 01.05.2003 tarihinden itibaren davacı tarafından giderilen hasar bedellerinin ödenmemesi üzerine dava dışı WARRANTY ve davalı hakkında icra takibi başlatıldığını, başlatılan takibe karşı davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sözleşme ekinde yer alan poliçelerin peşinat ve primleri ödenmediğinden sorumluluklarının başlamadığını, sigortalının WARRANTY'ye yaptığı prim ödemelerinin AXA'ya yapılmış olduğunun kabul edilemeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, sigorta ettiren WARRANTY, sigorta şirketi ile imzalamış olduğu sözleşme gereğince ve talep edilmesine rağmen Reasürör desteğini sağlamadığı gerekçesi ile, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, sigorta tazminatının tahsili amacıyla girişilen takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Taraflar arasında çekişmesiz olduğu üzere, davalı ile poliçelerde sigorta ettiren durumunda olan dava dışı Warranty AŞ arasında imzalanan yönetim anlaşması gereğince, dava dışı Warranty AŞ'nin sigorta ettirilen araçların sigorta primlerini tahsil ettiği, hasar bedellerini davacının ve benzer durumda olan firmaların müşterilerine ödediği, ayrıca toplanan sigorta primlerinin gerekli mahsuplaşma yapıldıktan sonra davalıya intikal ettirildiği, davalı defterleri de incelenmek suretiyle, hazırlanan bilirkişi raporuyla saptanmıştır.
Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin bir kısım koşulları yerine getirilmemiş olsa dahi davalı ile dava dışı Warranty ve Warranty ile davacı arasında imzalanan sözleşmeler işlerlik kazanmış bulunduğundan kuvertür verilmemiş olması davacının tazminat istemesine engel teşkil etmez.
Mahkemece, emsal alınan ilamda kuvertür notlarının verilip verilmediğinin araştırılmasının belirtilmesi nedeniyle 31.03.2003 tarihinden sonra verilmiş bir kuvertür notunun bulunmaması davanın reddine gerekçe gösterilmiş ise de, ilamda anılan hususlarda gerekli araştırma yapılmaması nedeniyle bu konuların araştırılmasına değinilmiştir. İlam içeriği de nazara alınarak inceleme yapılan işbu davada ise yukarıda da belirtildiği üzere sözleşmelerin işlerlik kazandığı, davalı ... şirketinin defterleri üzerinde yapılan incelemelerden dava dışı Warranty firmasıyla mahsuplaşmaların yapılarak anılan firmadan yapılan ödemelerin defterlere işlendiği anlaşıldığından, mahkemenin kuvertür koşulunun gerçekleşmediğine dayalı gerekçesine itibar olunamaz.
Mahkemece, Dairemizin emsal bozma ilamında sözü edilen 25.000 USD'lik ödemenin dava dışı firmanın 31.12.2003 tarihinden önceki borçlarına karşılık yapıldığı saptandığına göre, anılan ödemenin bu tarihten önce düzenlenen poliçelere istinaden kısmi bir prim ödemesi olduğunun kabulü, 31.12.2003 tarihinden sonra düzenlenen poliçeler bakımından ise, davalı, dava dışı firmaya prim tahsil yetkisi vermiş bulunduğundan ve davacı da Warranty firmasının düzenlettirdiği poliçelere istinaden kendi müşterilerine ödeme yaptığından, poliçe düzenlendikten sonra ödeme yapılmış olması halinde, davacının yaptığı bu ödemelerin prim karşılığı olduğunun kabulü gerekir.
Mahkemece, açıklanan tüm bu hususlar nazara alınarak davaya bakılarak neticesine göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/12777, K. 2012/4038, 16 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama