KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/12869 E., 2012/3250 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mart 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
340 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2.Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09/07/2009 tarih ve 2009/11-2009/187 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili adına "ETİ" markasının 1961 yılından beri tescilli olduğunu, davalının "ETİ BANT TM" ibareli markasının 7'inci sınıf için yapılan başvuruya itirazın reddedildiğini, davalının markasının iltibas oluşturacağını ve müvekkilin tanınmışlığından yararlanacağını ileri sürerek TPE YİDK kararının iptali, davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, taraf markalarının içerdikleri ürün ve hizmetlerin farklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, markaların alıcı gruplarının farklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre her iki markada asıl ve ayırt edici unsurun ETİ ibaresi olduğu ancak davalı başvuru kapsamında 7'inci sınıfta yer alan kaldırma, taşıma ve iletme makineleri ürünlerinin özellikle bisküvi ve benzeri ürünlerin ticaretinde kullanılan davacı markalarının kapsamında bulunmaması nedeniyle aralarında iltibas gerçekleşmesinin olanaksız bulunduğu, davacı markası tanınmış bir marka olsa da davalı markasının davacı markasından hem içerdiği ürünler ve hem de bütünsel olarak yazım biçimi itibariyle farklı olduğu,
davalının bant sektöründe kazandığı bilinirlik ve ayırt edicilik nedeniyle davalının başvurusunun tescilinin, davacıya ait gıda ve özellikle bisküvi sektöründe belli bir tanınmışlık yahut bilinirlik elde etmiş markanın itibarından haksız bir biçimde yararlanma oluşturmayacağı, davalının başvurusundan sonra gerçekleşen tasarım tescillerinin bu davada dikkate alınamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/12869, K. 2012/3250, 5 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama