KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/12887 E., 2012/4492 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Mart 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
291 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Eskişehir 3.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09.02.2010 tarih ve 2007/383 - 2010/27 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Kar Şirketler Topluluğuna bağlı olarak 1999 yılında faaliyete başladığını, “EGEMEK” VE “MÜSLİMEK” markalarını ürettiğini, davalı tarafından tescil ettirilen “MEK” ibaresinin ayırt edicilik taşımadığını, marka olarak kabul edilemeyeceğini, bu durumun haksız rekabete neden olduğunu, piyasada “MEK” ibaresinin ekmek ve türevlerini ifade ettiğini, bu alanda pek çok tecilli markanın bulunduğunu, davalı markasının bu markalarla aynı sınıf emtiaları içerdiğini, benzerlik oluşturduğunu ileri sürerek davalıya ait markanın hükümsüzlüğüne ve markalar sicilinden terkinine kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, “MEK” markasının daha önceden tescil edilmiş olan “ETİMEK” ibareli çekirdek markaların türevi olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamı, toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda, karşılaştırılan markaların 556 sayılı KHK’nin 7/1-b anlamında benzer bulunmadıkları, iltibas oluşmadığı, ETİMEK dışında davalı adına tescilli olan MEK ibareli markanın ve davacıya ait markaların tanınmış marka niteliklerinin bulunmadığı, davalıya ait tescilli marka yönünden haksız rekabet ve hakim durumun kötüye kullanılması gibi iddiaların ispatlanamadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/12887, K. 2012/4492, 22 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama