KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/1293 E., 2010/6105 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
288 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Torbalı 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 17.03.2009 tarih ve 2008/238-2009/119 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili kooperatifin ortağı olan davalının 24.1.2001 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurulda alınan kararlar gereğince 2001 yılı Mayıs, Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım, Aralık ve 2002 yılı Ocak aylarına ait 800.000.000 TL aidat ve 1.020.000.000 TL işlemiş faiz borcunu ödemediğini ileri sürerek, 1.820.000.000 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek aylık %20 faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacı kooperatife karşı yaptığı fazla ödeme nedeniyle açtığı istirdat davasında aidat ödemelerinin dava sonuna kadar tedbiren durdurulup davanın kabulüne karar verildiğini, bu ilam icraya konulurken dava konusu 800.000.000 TL aidat borcunun mahsup edildiğini, bu nedenle müvekkilinin kooperatife borcu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davalının, davacının ortağı bulunduğu, aidat borcunun olduğu, ancak davalının da davalıya fazladan ödemelerinin bulunduğu, bunun açtığı istirdat davasıyla sabit olduğu, alacağını takibe koyarken davalıya borcunu mahsup ederek bakiyesini takibe koyduğu, yapılan hesaplamayla davacının takip tarihi itibariyle bir alacağının olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/1293, K. 2010/6105, 31 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama