KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/12995 E., 2011/798 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Ocak 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
381 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Adana 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20/11/2008 gün ve 2008/662-2008/424 sayılı kararı onayan Daire’nin 28.06.2010 gün ve 2009/1656 - 2010/7476 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, asıl ve birleşen davada müvekkilinin davalı ...’a ait kooperatif ortaklığını 07.10.2000 tarihinde devralıp, 21.11.2000 tarihli sözleşme ile asıl davanın davalısı ...’a devrettiğini, ancak, davalı kooperatifçe müvekkiline yapılan devrin ifa edilmediğini, davalı ...’ın da sözleşme gereğince yapması gereken ödemeleri yapmadığını ileri sürerek, davalı ... adına kooperatif kaydının iptali ile müvekkilinin kooperatif ortağı olduğunun tespitine, davalı ...’ın sözleşmeye uymaması nedeniyle sözleşmenin feshi ve sözleşmede öngörülen 10.000YTL cezai şartın davalı ...’dan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı kooperatif ve ....davaya yanıt vermemiştir.
Davalı ... vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının davalı ... ile aralarındaki sözleşmenin kabulü ile davacının kooperatif ortağı olduğunun belirlendiği, bu durumda davacının davalı ... ile imzaladığı Adana 9. Noterliği’nin 21.11.2000 tarih 38829 sayılı devir sözleşmesinin geçerli bulunduğu, bu nedenle kooperatif hisse devrinin usulüne uygun olduğu, ancak sözleşmede öngörülen ve taraflar arasında yapılan ek mukaveleye göre bedelin ödenip ödenmediği konusunda ihtilaf bulunduğu, bu konuda yapılan araştırmada davalının eşi ...'na ait 600,00 YTL ve 20.750,00 YTL’lik iki ayrı çekin tanzim edilerek ...'a verildiği,
ancak çeklerin bankaya ibraz edilmeksizin iptal kaşeleri vurulmak suretiyle davalı ...'a iade edildiği, bu durumda söz konusu çek bedellerinin ödendiğinin kabul edilmesi gerektiği, bunun aksinin davacı tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen dava dosyası yönünden önceki hüküm kesinleşmiş bulunduğundan yeniden hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmiş, davacı ... vekilince temyiz edilen karar Dairemizin 28.06.2010 tarihli kararı ile onanmıştır.
Davacı ... vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/12995, K. 2011/798, 26 Ocak 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama