KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/13024 E., 2012/3913 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mart 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
414 kelime·2 dk okuma
Taraflararasında görülen davada Ankara1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22/07/2010 tarih ve 2009/571-2010/583 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 13/03/2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın Necatibey Şubesi nezdinde 25/09/2008 tarihinde (45,000) TL yatırmak suretiyle hesap açtırdığını, 23/03/2009 tarihinde bankamatik aracılığıyla parasını çekmek istediğinde hesabında paranın olmadığını gördüğünü, yapılan incelemede müvekkilinin bilgisi dışında 26/09/2008 tarihinde paranın çekildiğinin anlaşıldığını ileri sürerek, 07/05/2010 tarihli ıslah dilekçesi ile (45,000) TL. maddi (500) TL. manevi tazminatın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilinin talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hesabın vadesiz mevduat hesabı olduğunu ve paranın davacı tarafından çekildiğini, savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raoruna dayanılarak, paranın çekildiğine dair dekonttaki imzanın davacıya ait olmadığı, ödeme savunması kanıtlanamadığından davalının sorumlu olduğu, davacıyı samimiyetsizlik ile itham edip bu tutumunu ısrarla sürdüren davalı bankanın bu eyleminin davacıya karşı haksız eylem niteliğinde bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, (500) TL.manevi (45,000) TL.maddi tazminatın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2- Dava, bankacılık işlemlerinden kaynaklanan maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir.
Dosyaya sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, davacıya ait hesapta bulunan paranın davalı bankanın kusurlu eylemi sonucu üçüncü kişilere ödendiği anlaşıldığından, mahkemece davacı yararına maddi tazminata hükmedilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Ancak davalı bankanın bu şekilde sözleşmeye aykırı davranması, davacı yararına manevi tazminata hükmedilmesini gerektirmediği gibi, davalı bankanın savunmasında yer alan beyanlarda da davacı yararına manevi tazminata hükmedilmesi gerektirecek bir husus bulunmamaktadır.
Bu durum karşısında mahkemece, davalının savunma sadedinden sarf ettiği sözler nedeniyle davacı yararına manevi tazminata hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/13024, K. 2012/3913, 15 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama