KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/13057 E., 2012/4155 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Mart 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
618 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Balıkesir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.05.2010 tarih ve 2005/176-2010/219 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı ... vekili ve diğer davalılar tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Sefer Kuyumculuk adı altında ticari faaliyette bulunduğunu ve 1990 yılından beri davalı derneğin üyesi olduğunu, dernek yönetiminin “Nöbetçi Kuyumculuk” şeklinde bir uygulamayı üyelerine dayattığını, müvekkilinin Cumartesi günleri işyerini açmak istemesi üzerine davalıların engellemelerine ve tehditlerine maruz kaldığını, davalıların dernek yönetiminin hazırlamış olduğu "Sayın Müşterimiz.
Alışveriş yaptığınız bu işyeri Balıkesir Kuyumcular Derneği üyesidir. Üye olan işyerlerinde satılan altınlar “Dernek” garantisi altındadır.
Balıkesir’de sadece Sefer Kuyumculuk dernek üyesi değildir!" şeklindeki bildiriyi işyerlerine asarak T.T.K.’nın 56. maddesinde belirtilen aldatıcı hareketlerle ve hüsnüniyet kaidelerine aykırı bir şekilde iktisadi rekabeti suiistimal ettiğini, davalıların hukuka aykırı davranışları sebebiyle müvekkilinin şahsiyet haklarının ağır bir şekilde tecavüze uğradığını ileri sürerek 30.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, haksız rekabetinin men’ine, yazının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, davacının dernek kararlarına riayetsizliği ve üyeler arasındaki uyumsuzluğu nedeniyle yönetim kurulunca 10.06.2004 tarihinde üyelikten çıkarıldığını, dernek üyelerinin vitrinlerine davacının davaya konu ettiği yazıları asmaktaki gayelerinin müşterileri korumaktan ibaret olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Bir kısım davalılar vekili Av. ..., davacının tutum ve davranışları nedeniyle dernek üyeliğinden çıkarıldığını, davalıların dernek üyelerini ve onların müşterilerini koruma amacını güttüğünü, herhangi bir kötü niyetinin söz konusu olmadığını, haksız kazanç elde etmeye yönelik hareket edenin davacı olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Davalı Balıkesir Mücevheratçılar Kuyumcular Sarraflar Yard. ve Dayanışma Derneği Başkanlığı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davalı Dernek Yönetim Kurulu'nun aldığı bir karar ile cumartesi günleri “nöbetçi kuyumcu” uygulamasının getirildiği, davacının Valilik'ten görüş alarak, cumartesi günleri de işyerini açmak istediği, böylece dernek yönetiminin aldığı karara uymadığı, bunun üzerine Dernek Yönetim Kurulunun 10/06/2004 tarihli kararı ile üyelikten çıkarıldığı, itirazın Genel Kurulun 13/12/2004 tarihli toplantısında reddedildiği, dolayısıyla çıkarma kararının 13/12/2004 tarihinde kesinleştiği, davalı derneğin çıkarma kararı kesinleşmeden “Sayın müşterimiz; alışveriş yaptığınız bu işyeri Balıkesir Kuyumcular Derneğinin üyesidir.
Üye olan işyerlerinde satılan altınlar dernek garantisi altındadır.
Balıkesir'de sadece Sefer Kuyumculuk Dernek üyesi değildir” başlıklı bir yazı hazırlayarak dağıtıldığı ve diğer davalıların işyerlerine asıldığı, bu yazı nedeniyle davacı hakkında müşteriler nezdinde olumsuz bir izlenim yaratıldığı, ayrıca bu yazının işyerlerine asıldığı dönemde davacının halen dernek üyesi olduğu, davalıların bu eylem nedeniyle kusurlu oldukları, ancak davacının da, mensubu olduğu derneğin yönetimi tarafından alınmış olan karara riayet etmeyerek,
bu kararın alınmasına sebebiyet verdiğinden kusurlu olduğu gerekçesiyle müşterek kusur ve tüm dosya kapsamına göre manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, 15.000,00.-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacının dernek üyeliğinden çıkarılma kararının davadan sonra 13.12.2004 tarihinde kesinleşmiş olması ve davacının davadan sonra kuyumculuk mesleğini bırakması nedeniyle, muarazanın giderilmesi talebi konusuz kaldığı için bu taleple ilgili karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiştir.
Kararı, davacı, davalı ... vekili ve diğer davalılar temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacının, üyesi olsa dahi yasaya aykırı olan davalı dernek kararına uymamasının davacı yönünden bir kusur teşkil etmemesi nedeniyle mahkemenin yasaya aykırı olan davacının da kusurlu olduğu yönündeki gerekçesi doğru değilse de, hükmedilen manevi tazminatın yerinde ve uygun bulunmasına göre, davacı ve davalı ... vekili ile diğer davalıların temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/13057, K. 2012/4155, 19 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama