KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/1313 E., 2010/3132 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Mart 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
300 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir 4.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28.12.2007 tarih ve 2007/91 - 2007/778 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin ortağı olduğunu, taraflar arasında 29.09.2005 tarihinde 553 adet arsayla ilgili olarak protokol imzalandığını ve buna dayalı olarak müvekkilinin 30.04.2006 vadeli bonoyu keşide ettiğini, bono bedelinin makbuzlar ve 27.04.2006 tarih 27462 nolu 131.404,80 TL tutarlı faturadaki tahsil edilmeyen KDV miktarıyla mahsup edilerek ödenmiş olmasına rağmen davalının başlattığı icra takibi üzerine bu bono nedeniyle 29.592,17 TL daha ödemek zorunda kaldığını ileri sürerek, anılan miktarın davalıdan faiziyle istirdadını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının ileri sürdüğü faturanın davacıyla ilgisinin bulunmadığını, kooperatifin işlerini yapan dava dışı yüklenici şirket tarafından hayali olarak kesilen bir fatura olduğunu, müvekkiline tebliğ edilmediğini ve KDV borcundan mahsup işleminin de yapılmadığını, davacının aidat borcu için verilen bononun ödenmeyen bakiye tutarı için yapılan icra takibinin yasal olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının dava konusu senet tutarını sebepsiz olarak ödediği iddiasını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/1313, K. 2010/3132, 22 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama