KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/1338 E., 2011/2901 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mart 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
292 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Antalya 3. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 31.12.2008 tarih ve 2007/1929-2008/2027 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillerinin, davalı ile dava dışı Mehmet Güven arasında düzenlenen kredi kartı üyelik sözleşmesinin garantörü olduklarını, davalının borçlu ile müvekkilleri aleyhine ihtiyati haciz kararı alarak başlattığı takipte müvekkillerinin bankadaki maaş hesabının tamamına bloke konulduğunu ileri sürerek, maaş hesabının 3/4'ü üzerine konulan blokenin kaldırılarak müdahalenin önlenmesi talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia ve savunmaya, dosya kapsamına göre, davacıların hesaplarında haciz ve bloke bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, maaş hesabına konulan blokenin kaldırılarak el atmanın önlenmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davalı bankanın yargılama aşamasındaki durumu belirten ve hesaplar üzerinde bloke veya haciz bulunmadığına ilişkin yazısı gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş ise de her dava açıldığı tarihteki şartlara göre incelenip sonuçlandırılmalıdır.
Bu durumda mahkemece, davanın açıldığı tarihte davacıların maaş hesaplarının tamamı üzerinde haciz veya bloke bulunup bulunmadığı araştırılarak, dava tarihinde maaş hesaplarında bloke veya haciz bulunup sonradan kaldırılmış ise, davalının dava açmaya neden olup olmadığı üzerinde durularak yargılama gideri ve vekalet ücretinin takdiri gerekirken, davanın açıldığı tarihteki haciz ve blokeye ilişkin bilgi içermeyen, davanın açılmasından sonraki durumunu bildiren yazıya dayalı eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu yönlerden bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/1338, K. 2011/2901, 21 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama