KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/13445 E., 2010/11453 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
434 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Karacasu Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01.07.2010 tarih ve 2010/11-2010/11 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati hacze itiraz eden borçlu tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz kararına itiraz eden borçlu, dava konusu bonoda tanzim yerinin bulunmadığını, bu nedenle bono vasfını kazanmadığını, bononun neyin karşılığında verildiğinin de belirtilmediğini, ayrıca bononun arkasında “Bu senet Karacasu Esnaf Kefalet Kooperatifine ...'in borcuna karşılık verilmiştir” ibaresi yazdığını, dolayısıyla teminat evrakı niteliğinde olduğunu, yetkili yer mahkemesinin gösterilmediğini, borç miktarından fazla haciz yapıldığını ve mağduriyetine neden olunduğunu ileri sürerek ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.
İhtiyati haciz kararı talep eden alacaklı vekili, müvekkilinin ... muharrer senet karşılığında borçludan 10.000 TL. alacaklı olduğunu, senedin vadesi gelmesine rağmen borcun ödenmediğini savunarak istemin reddini talep etmiştir.
Mahkeme, iddia, savunma ile dosya kapsamına göre, senedin bono vasfını kaybetse dahi belli bir miktar para borcunun kayıtsız şartsız belli bir vadede ödeneceğinin belirlenmesi ve bunun mücerret borç ikrarı olması nedeniyle itirazlar yerinde görülmeyerek ihtiyati hacze yapılan itirazın reddine karar vermiştir.
Kararı, ihtiyati hacze itiraz eden borçlu temyiz etmiştir.
1- İstem ihtiyati haciz kararına yapılan itiraza ilişkindir. Mahkemece, ihtiyati haciz talebinde bulunan alacaklının bu talebi 29.06.2010 tarihinde bononun yasal unsurlarının bulunmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir. Alacaklının itirazı üzerine, talebin kabulü ile ihtiyati haciz kararı verilmiştir.
Bilindiği üzere, İİK.nun 258 nci maddesine 17.07.2003 tarih 4949 Sayılı Kanun ile yapılan ekleme ile ihtiyati haciz talebinin reddi halinde alacaklının kanun yoluna başvurabilmesi olanaklı hale getirilmiş olup bu kararlara karşı itiraz mümkün olmayıp, ancak temyiz yoluna başvurulabilir.
Bu durum karşısında alacaklı vekilinin itirazının, bu karara karşı itiraz yolunun kapalı olduğu, ancak temyiz yoluna başvurabileceği gerekçesiyle reddedilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiştir.
2- İcra İflas Kanununun 265. maddesine göre borçlu bu maddede belirtilen sebeplere dayanarak ihtiyati haciz kararına itiraz edebilir. İtiraz üzerine mahkeme, duruşma açarak alacaklı ve borçluyu duruşmaya çağırıp duruşma yapıp gelenleri dinlemek suretiyle yaparak kararını verir. Somut olayda, mahkemece borçlunun itirazı üzerine duruşma açılmaması ve evrak üzerinde karar verilmesi dahi doğru görülmemiştir. 3- Bozma neden ve şekline göre itiraz edenin (borçlu) diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/13445, K. 2010/11453, 8 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama