KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/13514 E., 2012/3661 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mart 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
320 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Lüleburgaz 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07/07/2010 tarih ve 2009/14-2010/395 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Lüleburgaz ilçesinde özel dershane işletmeciliği yaptığını, davalı şirketin ise ulusal çapta faaliyet gösteren FEM dershanelerinin şubesiymiş gibi ... ve Lüleburgaz Fem unvanlarını kullanarak haksız rekabette bulunduğunu, davalının haksız rekabetinin men’ini, bu unvan, logo ve görsel malzemeleri kullanmaktan men’inin talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, Fem Dershaneleri ibaresinin dava dışı Fırat Eğitim Merkezi İşletmeleri A.Ş’in tescilli markası olduğunu, müvekkili şirket ile anılan şirket arasındaki sözleşme gereğince marka kullanım hakkının satın alındığını, ayrıca şirketin kalite standardının arttırılması için FEM tarafından denetlendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davalı şirket ile dava dışı Fırat Eğitim Merkezi İşletmeleri A.Ş arasında yapılan sözleşmenin sadece marka kullanma hakkına ilişkin olmadığı, davalının sözleşmenin 6.maddesinde FEM adını taşıyan kurs binaları işletebileceği, 12/f. maddesinde bu isimle reklam çalışması yapabileceği, 12/i maddesinde FEM tarafından hazırlanan yayınlanan veya uygun görülen kitap, broşür ve sair dokümanların dışında başka yayın ve doküman basamayacağı düzenlemelerinin yer aldığı, 556 sayılı KHK’nın 20. maddesi gereğince tescilli bir markanın kullanım hakkı, tescil edildiği mal veya hizmetlerin bir kısmı veya tamamı için lisans sözleşmesine konu olabileceği, davalının bu haklara sahip olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/13514, K. 2012/3661, 12 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama