KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/13546 E., 2012/7855 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
648 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15.07.2010 tarih ve 2007/182-2010/547 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin eski müdür olan davalı ...'ın şirketin ana gayrimenkulünü ve müştemilatını diğer davalılara muvazaalı olarak sattığını, bu satışların iptali için açılan davalarda satışların muvazaa nedeniyle iptaline karar verildiğini ve kararların kesinleştiğini belirterek şimdilik muvazaalı satışlar nedeniyle oluşan KDV ve cezalar bakımından 2.000,00 TL ile üretim yapılamaması nedeniyle oluşan menfi ve müspet zararlar bakımından 10.000,00 TL'nın tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, makinelerin değer kaybına ilişkin olarak 5.000,00 TL'nin davalılardan ... ve Caner Otomotiv Ltd.
Şti'den, gayrimenkulün tekrar davacı şirket adına tapuda tescili için gerekli olan masraflara ilişkin 1.000,00 TL'nın davalılar ... ve ...'dan faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama aşamasında menfi ve müspet zararlara ilişkin talebini 445.476,00 TL, KDV ve cezasına ilişkin talebini 247.221,19 TL, fabrikanın yeniden çalışır hale gelmesine dair tazminat istemini 34.700,00 TL, gayrimenkulün şirket adına tescili için gereken masrafa ilişkin talebini 21.189,00 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı ... ve Caner Oto Turizm Tarım ve Petrol Ürünleri Pazarlama Tic. Ltd. Şti. vekili, satışlar dolayısıyla müvekkillerinin zarara uğradığını, davacı talepleri ile müvekkillerinin doğrudan ilişkisinin bulunmadığını, fabrikanın satıştan önce atıl durumda bulunduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. Diğer davalı ... davaya cevap vermemiş, yargılama aşamasında vefat ettiği anlaşılmakla, mirasçıları dahili davalı olarak davaya katılmışlar, mirasçılar vekili, müvekkillerinin murisinin 18.01.2004 tarihli protokol ve ibraname başlıklı belge ile ibra edildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, şirket müdürü olan ...'ın şirket ortakları arasındaki uyuşmazlıklar sebebiyle ticari faaliyetlerine devam eden ve kâr elde eden şirketi bilerek gayrifaal hale getirdiği, şirket müdürünün eylemlerinin haksız fiil niteliğinde olup, diğer davalıların da haksız eyleme bilerek iştirak ettikleri, şirket müdürünün ibrası yönünde TTK hükümlerine uygun olarak alınmış bir karar bulunmadığından ibraname şeklinde düzenlenen belgenin geçerliliğinin bulunmadığı,
KDV'nin doğumuna sebebiyet veren faturalara konu satışın iptal edilmiş olması dolayısıyla vergi mükellefince idari başvuruda bulunulmadan zararın hesaplanmasının olanaklı olmadığı, bu bakımdan bu talep yönünden davanın erken açıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalılar vekilleri ayrı ayrı temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere mahkeme kararına gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı ve davalı ... mirasçılarının tüm, davalı ... ve ... Turizm ve Petrol Ürünleri Pazarlama ve Ticaret Ltd. Şti. vekilinin aşağıdaki bentte açıklanan dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı vekilince 16.10.2009 tarihli dilekçe ile alacak kalemleri artırılmak suretiyle dava ıslah edilmiş, davalılar ... ve ... Turizm ve Petrol Ürünleri Pazarlama ve Ticaret Ltd. Şti. vekili cevap süresi içinde verdiği dilekçe ile ıslah edilen tutarlar bakımından zamanaşımı def'inde bulunmuş ancak, mahkemece bu konuda olumlu olumsuz bir değerlendirme yapılıp karar verilmeksizin dava sonuçlandırılmış ve ıslah edilen tutarlar yönünden de zamanaşımı def'inde bulunan davalıların sorumluluğuna hükmedilmiştir.
Bu itibarla süresinde ve usulüne göre yapılan zamanaşımı def'i hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmemesi doğru görülmemiş, davalılar ... ve ... Turizm ve Petrol Ürünleri Pazarlama ve Ticaret Ltd.Şti. vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazının kabulü ile hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/13546, K. 2012/7855, 15 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama