KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/13619 E., 2012/4370 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mart 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
283 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 7. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26/05/2010 tarih ve 2009/868-2010/558 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından sigortalanan ve davalı tarafından taşınan emtiaların taşıma esnasında hasar görmeleri nedeni ile sigortalıya ödeme yaparak haklarına halef olduklarını ileri sürerek, 4.203,20 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hava yük senedi üzerinde ismi bulanmayan sigortalı ve dolayısıyla davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, ayrıca davacının süresinde hasar ihbarında bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından taşıyıcıya Varşova Konvansiyonu 26. maddesinde belirtilen sürede hasar ihbarının yapılmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, hava taşımasından kaynaklanan alacak istemi ile açılmış olup, dava dilekçesi ve ekindeki belgelerden anlaşılacağı üzere, taşınan mallarda eksiklik olduğu için sigorta şirketi sigortalısına ödeme yaptıktan sonra iş bu rücu davasını açmıştır.
Davalı yetkililerinin imzasını taşıyan kargo raporunda da ambalajın hasarlı olduğu belirtilmiş bulunmaktadır.
Bir an için davanın hasardan kaynaklandığı kabul edilse bile davalı çalışanlarının tuttuğu tutanak karşısında ihbara gerek yoktur. Kaldı ki, dava konusu uyuşmazlık hasardan değil eksiklikten kaynaklandığından ve bu halde de zaten ihbara gerek bulunmadığından mahkemece davalının sorumlu bulunduğu eksik mal bedeline hükmetmek gerekirken, bu husus nazara alınmadan hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/13619, K. 2012/4370, 21 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama